enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,5384
EURO
54,8269
ALTIN
6.206,96
BIST
13.449,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
31°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

-30 Derecelere Ulaşan Kutup Denizlerindeki Balıkların Donmalarını Engelleyerek Kendine Hayran Bıraktıran Özellikleri

Buz gibi havalarda bile üşümekten bir hâl oluyoruz. Bir de bu durumu dışarıda yaşayan, soğuk hava şartlarına maruz kalan hayvanlar için düşünün… Bilhassa kutuplardaki hayvanlar için.

-30 Derecelere Ulaşan Kutup Denizlerindeki Balıkların Donmalarını Engelleyerek Kendine Hayran Bıraktıran Özellikleri
25.01.2025 10:00
3
A+
A-

Buz tutmuş kutup denizinin derinliklerinde, bilindiği üzere balıklar ömür sürüyor. İyifakat buz gibi suda o balıklar nasıl hayatta kalabiliyor?

Birçok insan buna adaptasyon karşılığını verecektir, ama şimdiden söyleyelim: Hayır, karşılığın onunla uzaktan yakından alakası yok!

Kutuplardan, yani -20 derecelerden bahsediyoruz.

Suyun donma noktası, bildiğimiz üzere sıfırdır. ama suyun içeriği de bu donma olayını etkiliyor. Su, tuzlu hayli, donma noktası da o kadar gerilere düşüyor. Hâl böyleyken, olağan bir balığın da içinde bulunduğu suyun -0,8 dereceye düşmesiyle donmaya başlayacağı, suyun uygunca soğuması durumunda da öleceği belirtiliyor.

Normal olarak balıklar, kutup denizlerinin ulaştığı derecelerden çok daha sıcak derecelerinde bile donabiliyorken, kutup denizlerindeki balıklar nasıl oluyor da hayatta kalmayı başarıyor?

Bu balıkların kanlarında ve bedenlerinde, antifriz molekülleri bulunuyor.

Bu proteinler, buz kristallerine bağlanarak büyümelerine mani oluyorlar. Bu zorlu çevre şartlarına ahenk sağlamış hayvanlar, tabiatın sunduğu mucizeler sayesinde bu soğuklarla başa çıkabiliyorlar. Antarktika’da yaşayan balıklardan tutun da minik böceklere kadar birçok cins, dondurucu soğuklarla mücadele etmek için evrimsel olarak özel stratejiler geliştiriyor.

Bu stratejilerin başında ise bahsettiğimiz donmayı engelleyen proteinler yer alıyor. Bu proteinler, buz kristallerinin beden sıvılarındaki büyümesini engelleyerek hayvanın hayatta kalmasını sağlıyor. Antifriz, otomobil motorlarının donmasını engellemek için kullanılan husustan çok farklı bir şekilde çalışıyor.

Balıklarda, bu proteinler buz kristallerinin oluşumunu durduruyor ve beden sıvılarında donma noktalarını -2,5°C’ye kadar düşürüyor.

Sonucunda ise balıklar, dünyanın en soğuk sularında bile hayatta kalabiliyorlar. Balıklardaki bu antifriz proteinlerinin keşfi, 1960’larda Stanford Üniversitesinde Dr. Art DeVries tarafından yapılmıştı.

O vakitten günümüze kadar yapılan araştırmalar, bu proteinlerin ticari alanda da kullanılabileceğini gösteriyor. Buz kristallerinin büyümesini engelleyen bu proteinler, besin sanayisinde donmaya karşı tesirli tahliller sunabilirken organların kriyoprezervasyonu tıbbi alanlarda da büyük bir potansiyel taşıyor.

Timsah buz balıkları, Antarktika sularında yaşayan ve bu antifriz proteinlerini barındıran bir diğer canlıdır.

Bu balıkların en dikkat cazip özelliği, kanlarında kırmızı kan hücreleri ve oksijen taşıyan hemoglobin olmaması. Olağanda omurgalıların hayatta kalması için gerekli olan bu hücreler, buz balıklarında yok. Öyleyse bu balıklar nasıl hayatta kalıyor?

Antarktika’daki oksijen açısından güçlü sular ve balıkların ince kan yapıları, balıkların soğukta bile oksijeni verimli bir şekilde alıp kullanmasını sağlıyor. Ayrıyeten balıkların derilerindeki pürüzsüz yapılar, oksijenin daha kolay emilmesini mümkün kılıyor.

Bilim dünyası, bu doğal sistemleri taklit etmek ve manalandırmak için hâlâ çeşitli biyoteknolojik tahliller geliştirmeye çalışmakta. Bu etkileyici biyolojik sistemler, tabiattaki canlıların ne kadar düzenli ve ihtişamlı bir şekilde ilerlediğini bir kere daha bize göstermiş oluyor…

Kaynaklar: 1, 2, 3

İlginizi çekebilir:

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.