6 Şubat depremleri sonrası yeniden yapılanma sürecinde Türkiye ve Macaristan, İTÜ ve BME aracılığıyla sismik güçlendirme ve afet yönetimi projelerinde iş birliği yapıyor.

Türkiye, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında bölgedeki yeniden yapılanma çalışmalarına devam ederken, bu süreç uluslararası akademik iş birlikleriyle teknik bir boyuta taşınıyor. Ülke ekonomisinde önemli bir kayba yol açan sarsıntıların ardından, Ankara ve Budapeşte arasındaki ilişkiler afet yönetimi ve inşaat teknolojileri alanında ortak projelere dönüştü.
Bu kapsamda EELISA Avrupa Üniversite İttifakı aracılığıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi (BME) arasında bir çalışma zemini oluşturuldu. Türk ve Macar uzmanlar, mevcut yapı stokunun incelenmesi ve güçlendirme yöntemleri üzerine İstanbul ve Budapeşte’de teknik mesai yürütüyor.
İki ülke arasındaki teknik paylaşım sadece konutlarla sınırlı kalmayıp kritik altyapı projelerini de kapsıyor. BME’nin sismik tasarım ve altyapı planlaması konusundaki birikimi, Türkiye’deki köprü ve tünellerin akıllı sensörlerle izlenmesi projelerinde kullanılıyor. “Dijital İkiz” adı verilen modeller sayesinde, yapıların deprem anındaki olası davranışları dijital ortamda simüle ediliyor. Bu yöntemle, afet gerçekleşmeden önce yapıların zayıf noktalarının tespit edilmesi ve gerekli müdahalelerin hassas verilerle planlanması söz konusu.
BME bünyesinde sunulan İngilizce lisans, yüksek lisans ve doktora programları da bu iş birliğinin akademik ayağını destekliyor. Teorik bilginin pratik projelerle birleştirildiği bu eğitim modeli, Türkiye’den gelen mühendislik öğrencilerine uluslararası standartlarda çalışma imkanı tanıyor.
Akademik verilerin uygulama alanına aktarımı
BME Doçenti ve HUNOR Yapısal Uzmanı Dr. Attila Laszlo Joo, yürütülen çalışmaların içeriğine dair şu bilgileri paylaştı: “Türkiye’den gelen genç mühendislerin getirdiği sismik güvenlik soruları, Budapeşte’deki araştırma projelerimizde ele aldığımız temel meselelerle örtüşüyor. Mühendislik bilgisinin bu şekilde aktarılması, bölgedeki binaların ve altyapının dayanıklılığını artırmaya yönelik somut bir sürece dönüşüyor.“
Macaristan’da eğitim gören mühendisler, mezuniyet sonrasında küresel mühendislik şirketlerinde ve afet yönetimi kuruluşlarında görev alarak iki ülke arasındaki bu teknik bilgi akışını sürdürecek.