enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,2647
EURO
53,5460
ALTIN
6.212,95
BIST
13.900,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
24°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Salı Az Bulutlu
29°C

NASA, James Webb Uzay Teleskobu’ndan gelen yeni ve büyüleyici görüntüleri yayınladı

Dün yayınlanan ilk imajın ardından NASA, James Webb Uzay Teleskobu’ndan gelen 4 büyüleyici kareyi daha yayınladı. Yeni müşahedeler arasında …

NASA, James Webb Uzay Teleskobu’ndan gelen yeni ve büyüleyici görüntüleri yayınladı
13.07.2022 01:27
31
A+
A-

Dün yayınlanan ilk imajın ardından NASA, James Webb Uzay Teleskobu’ndan gelen 4 büyüleyici kareyi daha yayınladı. Yeni müşahedeler arasında filizlenen bir bulutsu, sulu bir ötegezegen ve bâtın bir yıldız sığınağı bulunuyor.

Popular Science’ın haberinde Webb Program Yöneticisi Greg Robinson, yeni imgelerin yayınlandığı aktifliğin açılış konuşmasında NASA’nın Goddard Kampüsü’ndeki seyircilere gece yayımlanan sahneyi görüp görmediklerini sordu. Coşkulu bir alkış tufanından sonra, “Daha hiçbir şey görmediniz” diye devam etti Robinson.

JWST ekibi, teleskobun ilk altı aylık uçuş ve gözlemlerinden elde edilen yeni görüntüleri yayımladı. James Webb Uzay Teleskobu, şimdiye kadar uzaya gönderilen en büyük ve en güçlü gözlemevi. Böylesine güçlü olmasının bir nedeni de, kızılötesi ışık yoluyla görüntü yakalayabilmesi ve böylece insan gözünün tespit edemeyeceği derinlikleri görmesi.

Uzaydaki toz ve bulutların ötesine bakabilen teleskop, yıldız ve galaksilerin 13,1 milyar yıldan daha öncesine uzanan doğuşlarını görebiliyor. Bu sayede, insanlığın daha önce göremediği kadar eski periyotları gözlemleyebiliyor. Kainatın 13,8 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor. NASA Başkanı Bill Nelson, insanların kainatın başladığı Büyük Patlama’dan sonra neler olduğunu anlamaya hiç olmadığı kadar yaklaştığını söylüyor.

Sormasını bile bilmediğimiz soruları tespit edeceğiz” diyor Nelson.

JWST’nin yakaladığı görüntüler; çabucak hemen Güneş ve Dünya oluştuğu zaman oluşan galaksi kümelerini, 1.000 ışık yılı uzaklıktaki bir ötegezegenin atmosferindeki su buharını, ömrünün sonuna ulaşan bir yıldızın etrafındaki gezegen bulutsusunu, galaksilerin kozmik evrimini ve yıldızların doğuşunu gösteriyor.

JWST Operasyonları Proje Bilim İnsanı Jane Rigby de, tüm bunların daha başlangıç olduğunu söylüyor. Yirmi yıl daha çalışmasını sağlayacak yakıtı bulunan teleskobun, bilim insanlarının hakkında şimdi soru bile hazırlamadığı datalar toplaması bekleniyor.

Bundan önce Hubble’ın bir galaksinin en uzak manzarasını çekmesi iki hafta sürüyordu. JWST, çok daha uzakların imajını çok daha kısa sürede yakalayabilecek. Tüm bu görüntüler bir hafta içerisinde çekilmiş. “Webb ile beraber” diyor Rigby, “bunları kahvaltıdan önce yaptık.”

Carina Bulutsusu

Üstteki görüntü, bir gaz ve toz denizindeki yıldızlarla (yeni oluşanlar da dahil) bir arada ışıldıyor. Carina Bulutsusu’nun NGC 3324 ismini taşıyan bir bölgesini yakalayan JWST, bebek yıldızların doğduğu yeni bölgeleri ortaya çıkarıyor. Yıldızların doğduğu bölgeler, uzaydaki tozlar sebebiyle görünür ışıkta tespit edilemiyor. ama JWST’nin Yakın-Kızılötesi Kamerası ve Orta-Kızılötesi Aygıtı kızılötesi ışık kullandığından, teleskop tozu delip geçiyor. Bu sayede arka plandaki yüzlerce yıldızı ve hatta galaksileri ortaya çıkarıyor.

Genç yıldızlardan gelen morötesi ışınım, bulutsunun kenarında oyuk açarak NASA’nın Kozmik Uçurumlar şeklinde isimlendirdiği sarp kayalık ve kanyon görünümlerini meydana getirmiş. 7.600 ışık yılı uzaklıkta yer alan bu sahne muazzam boyutta: Birtakım toz ve iyonlaşmış gaz sütunları 7 ışık yılı yüksekliğinde.

Güney Halka Bulutsusu

JWST’nin iki kamerası, NGC 3132 şeklinde de bilinen Güney Halka Bulutsusu’nu gözlemlemiş. Birbirinin etrafında dönen iki yıldız, Dünya’dan 2.500 ışık yılı uzakta yer alan gaz ve toz katmanlarıyla sarılı. Yıldızlardan biri ömrünün sonuna yaklaşıyor; parlaklığı azalırken, çanak biçimindeki kabuklar halinde kozmik enkaz fırlatıyor.

Bu imgelerden elde edilen datalar, gökbilimcilerin gezegen bulutsusu şeklinde bilinen buna aynı olayları çok daha ayrıntılı şekilde anlamasını sağlayacak. Gazlı esintiler, yavaş çekimdeki son nefesler. Gezegen bulutsularının tükenmesi on binlerce yıl sürüyor. Bu esnada araştırmacılar, bunun aynıi görüntüler üzerinde çalışarak yıldızların kefenlerinin hangi moleküllerden meydana geldiğini anlayabilirler.

Wasp-96-b

JWST’nin diğer görüntüleri kadar göz alıcı olmasa da, bu datalar 1.000 ışık yılı uzaklıktaki bir ötegezegenin (güneş sistemimizin dışındaki bir gezegen) atmosferinde yer alan suyu ortaya çıkarıyor. Bu bilgi, Dünya’nın ötesinde yaşanabilir gezegen arayışında büyük kıymet taşıyacak. WASP-96-b, Samanyolu’nda yer alan 5.000’i aşkın onaylı ötegezegenden yalnızca biri. Venüs ve Jüpiter son derece sıcak bir gaz devi. Ayrıyeten güneşimizin etrafında dönen diğer tüm gezegenlerden daha sıcak ve “yumuşak”. Sıcaklıklar burada 540°C’yi zorlarken, gezegenin kütlesi Jüpiter’in yarısı kadar fakat çapı 1,2 kat daha geniş.

JWST’de yer alan Yakın-Kızılötesi Görüntüleyicisi ve Yarıksız Tayfölçer, 21 Haziran’da WASP-96-b sisteminden gelen ışığı altı saatten fazla ölçerek ötegezegenin atmosfer bileşimi hakkında daha fazla bilgi sunan bir ışık eğrisi meydana getirmiş. Tablodaki tepeler ve vadiler, ışığın dalga uzunluklarında tespit edilen su buharının mevcudiyetini gösteriyor. WASP-96-b üzerinde yürütülen evvelki çalışmalarda, pus ve bulut bulguları tespit edilmemiş.

Stephan Beşlisi

Yaklaşık 1.000 görüntü belgesinden ve 150 milyondan fazla pikselden oluşturulan bu mozaik, JWST’nin şimdiye kadar elde ettiği en büyük görüntü. Burada beş galaksi görülüyor. GNC 7318B ismini taşıyan galaksi, küme boyunca yıkıcı bir güzergâh açıyor. JWST, galaksinin bu müsaadesiz girişinden çıkan şok dalgalarının yanısıra girdap haline gelen ve galaksilerin kütleçekimleri etkileşime girdikçe üzerlerine çullanan gaz ile tozların manzarasını de yakalamış.

Beş galaksiden dördü kozmik ölçekte birbirine çok yakın olduğundan, NASA’ya göre galaktik evrimin temel süreçlerini incelemek için bir “laboratuvar” sağlıyorlar. Burada birbirlerinin gazlarını bozan galaksiler, civarda yeni yıldızların oluşmasını bile tetiklemişler.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.