enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0363
EURO
52,8390
ALTIN
6.788,64
BIST
14.594,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
19°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
12°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
13°C

Büyük Patlama Anına Işınlanan Biri Karşısında Ne Görür?

Her şeyin başlangıcı diye andığımız büyük patlamanın yaşandığı o ana; yani kozmosun oluştuğu ana ulaşabilseydik ne görürdük? Evrenin nitekim bir …

Büyük Patlama Anına Işınlanan Biri Karşısında Ne Görür?
02.08.2022 18:25
44
A+
A-

Her şeyin başlangıcı diye andığımız büyük patlamanın yaşandığı o ana; yani kozmosun oluştuğu ana ulaşabilseydik ne görürdük? Evrenin nitekim bir öncesi, durup bakabileceğimiz bir hududu var mı? Şayet bir sondan bahsedebilecek olsaydık, hududun ötesinde ne olurdu?

Bu sorular insanın aklını üzerine biraz düşününce hayli kurcalayan sorular. Kimilerinin cevabı varken, ne yazık ki kimilerinin kesin bir yanıtı yok. Ancak bilim insanları hepsine açıklama getirmek için araştırmalar yapmaya devam ediyor. Biz de birlikte bu soruların yanıtlarına kısaca göz atalım istedik.

Evrenin hudutları, başlangıcı ve sonu var mı?

İçinde bulunduğumuz kainatın sonsuz zaman ve yerden oluştuğu niyeti 20. yüzyılın ortalarına kadar doğru kabul ediliyordu. Sonra Einstein’ın genel görelilik teorisi ile kütleçekimini daha iyi anladık. Gerisinden da Edwin Hubble, galaksilerin birbirlerinden uzaklaştıklarını keşfetti.

Bu keşiflerin akabinde 1960’lı yıllarda kozmik mikrodalga arkaplan ışımasının keşfiyle birlikte cihanın en genç evreleri de gözleme dayalı delillerle keşfedilmeye başlandı. Bu gelişmeler sonrası büyük patlama, bilim dünyasında kabul gören bir teori haline geldi. Büyük patlama ise çok ağır ve minik bir noktanın birdenbire süratle genişleyerek yoğunluğu azalan bir yapıya dönüşmesinin kozmosu oluşturduğunu anlatıyordu. İşte o ana, cihanın başlangıcı diyebiliriz.

Evrenin bir sonunun, sonunun olup olmadığı sorusu ise şimdi kesin bir yanıtı olmayan sorulardan biri. Gerçekleştirilen pek çok deney ve birbiriyle dengeli bir bütün oluşturan datalar sayesinde genel kanı cihanın düz olduğu yönünde. Fakat geçtiğimiz yıllarda bu hususta yayınlanan bir makale, kainatın düz değil kapalı bir küre gibi olduğu öne sürdü. Her iki fikri destekleyen bilim insanları arasında şimdi bir fikir birliğine varılmamış durumda.

Evrenin sonunun olup olmaması ise haline direkt bağlı. Eğer cihan düz ise ışık sonsuza dek dümdüz yoluna devam edebilir. şayet cihan küre biçimindeyse, yola çıkan ışıklar er yahut geç başladığı noktaya dönmek zorunda. Cihanın hali ile ilgili fikir ayrılıkları, sonunun olup olmadığı sorusunu da yanıtlayamamamıza neden oluyor.

Büyük patlama demişken…

Büyük patlamayı hepimiz çok sık duysak da, tam olarak ne olduğunu anlamak biraz zor olabiliyor. Lakin kısaca, her şeyin başladığı, zaman ve mekan kavramının ortaya çıktığı bir ‘an’ olarak tanımlayabiliriz.

Bilim insanlarınca genel kabul gören kanıya göre büyük patlama sırasında cihan minicik bir noktaydı ve patlama ile birlikte büyük bir süratle her istikamete doğru genişlemeye başladı. Büyük patlama tam olarak tek bir noktada yaşanan ve ateşlerin, kıvılcımların olduğu bir patlamadan ziyade, her yerde benzeyenanda her tarafa doğru gerçekleşen bir genişleme. Var olan her şeyin ‘evren’ olduğunu düşünürsek, bu tek nokta aslında her yeri ve her anı da temsil ediyor.

Patlamadan önce ise pek çok bilim insanına göre hiçbir şey yoktu. Zira yapılan tariflere göre evren esasen var olan her şeyi, tüm zaman ve mekanı temsil ediyor. Dolayısı ile ‘öncesini’ aramak dengeli ve mantıklı bir soru olmayabilir.

Peki o zaman kainatın başladığı ana ışınlanıp bakabilseydik ne görecektik?

Tabii ki bu soru, hayal gücümüzü kullanıp kendimizi cihanın oluşmadanönceki anını izleyebileceğimiz bir yere ışınlamamızla cevaplanabilir. Zira çok gerçekçi bir cevap arıyorsak, şimdi vaktin ve mekanın olmadığı, ışığın seyahatine başlamadığı bir anda tabii ki hiçbir şey göremezdik.

fakat bu hayali senaryoda soruya verilen karşılık epeyce net; minik ve ağır bir nokta. Şöyle ki, cihanın daima genişlemekte olduğunu biliyoruz. Pekala bu süreci geri sarmaya başlasaydık ve her şeyin başladığı o ana gitseydik ne olacaktı?

Yol boyunca evren vakitte geri gitgide küçülecek, kozmosta var olan her şey giderek birbirine yaklaşacak ve en sonunda da ufak bir nokta halini alacaktı. Büyüklüğünü hayal edemediğimiz kainatın bir vakitler minik bir nokta olduğunu anlamaya çalışmak epeyce zor, biliyoruz. Tekrar de bu şekilde düşününce, kulağa epeyce mantıklı geliyor…

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.