enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,1198
EURO
53,3124
ALTIN
6.196,87
BIST
13.741,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Perşembe Açık
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C
Pazar Parçalı Bulutlu
24°C

Antibiyotik direncini tarihe gömecek “rastlantısal” keşif

Metilenomisin A’nın nasıl üretildiğini inceleyen kimyagerler, yeni bir antibiyotik sınıfının ilk örneğini, rastlantı eseri ortaya çıkardı. Pre-metilenomisin C laktonu, 28 günlük deneyde bile Enterococcus faecium gibi çoklu ilaca dirençli bakterilerin direnç geliştirmesini engelledi.

Antibiyotik direncini tarihe gömecek “rastlantısal” keşif
11.11.2025 18:00
7
A+
A-

Antibiyotik direnci krizi tüm dünyada çare ararken, bilim insanları yepyeni ve umut vadeden bir antibiyotik sınıfının ilk üyesini beklenmedik bir şekilde keşfetti. Bu keşif, araştırmacıların yeni bir ilaç bulmak gibi bir amacı olmaması nedeniyle özellikle ilgi çekici.

Keşfedilen bu yeni antibiyotik bileşiği, metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) ve çoklu ilaca dirençli Enterococcus faecium gibi hastane ortamında yaygın olarak görülen dirençli enfeksiyonlara karşı dikkat çekici bir etki gösteriyor. Amerikan Kimya Derneği Dergisi’nde duyurulan bu molekül, pre-metilenomisin C lakton adını taşıyor ve çalışmanın baş yazarları kimyagerler Lona Alkhalaf ve Greg Challis tarafından “yeni bir antibiyotik sınıfının ilki” olarak kabul ediliyor.

Ancak ekibin bu çalışmaya başlarken hedefi yeni ilaçlar bulmak değildi. Araştırmacılar, toprakta yaşayan bir bakteri olan Streptomyces coelicolor tarafından üretilen ve metilenomisin A olarak bilinen bir antibiyotiğin nasıl üretildiğini anlamaya çalışıyorlardı. Bitkiler ve mikroorganizmaların ürettiği ve ikincil metabolitler olarak bilinen karmaşık bileşikler, genellikle insanlarda tıbbi özelliklere sahip olduğundan, bunların üretim sürecini anlamak, etkili ilaçların geliştirilmesinde kritik öneme sahip.

Araştırmacılar, bu molekülleri üreten gen koleksiyonları olan “biyosentetik gen kümelerinden” belirli genleri silerek, sentez sürecinde yer alan enzimleri ortadan kaldırdı. Bu teknik, reaksiyon dizisini kritik noktalarda durdurmalarını sağladı ve bu süreçte daha önce hiç gözlemlenmemiş ara bileşikleri tespit ettiler.

Bu sistematik yaklaşım, ekibin daha önce görülmemiş pre-metilenomisin C ve pre-metilenomisin C laktonu olmak üzere iki yeni molekülü izole etmesini sağladı. Yapılarını karakterize ettikten sonra, bu bileşiklerin çeşitli bakteri suşlarına karşı biyolojik aktivitesi incelendi.

Pre-metilenomisin C laktonu özellikle heyecan vericiydi. Baş yazarlar, bu molekülün MRSA ve çoklu ilaca dirençli Enterococcus faecium suşu da dahil olmak üzere bir dizi Gram-pozitif bakteriye karşı etkili olduğunu belirtti. Daha da önemlisi, ilaca dirençli bakterileri öldürmede orijinal antibiyotiğe göre tam 100 kat daha iyi bir performans sergiledi.

Antibiyotik direnci tarihe mi karışacak?

Belki de en önemli bulgu, yeni bileşiğin test edilen suşlarda antibiyotik direncine neden olmamasıydı. Antibiyotiklere tekrar tekrar maruz kalmak, bakterilerde savunma mekanizmalarının evrimini tetikleyerek ilaç direncine yol açar. Yapılan 28 günlük deneyde, E. faecium bakterileri artan konsantrasyonlarda pre-metilenomisin C laktonuna maruz bırakıldı. Bu süre, direncin gelişmesi için fazlasıyla yeterliydi, ancak araştırmacılar bakterilerin ilaç dozajına karşı herhangi bir direnç mekanizması geliştirmediğini gözlemledi.

Araştırmaya dahil olmayan uzmanlar, bunun “gerçekten güzel bir çalışma” olduğunu söylese de, antibakteriyel aktiviteye sahip bir bileşik ile hastalık tedavisinde kullanılan güvenilir bir antibiyotik arasında önemli bir fark olduğuna dikkat çekiyorlar. İrlanda’daki Belfast Queen’s Üniversitesi’nden tıbbi kimyager Stephen Cochrane, “Asıl zorluk, bunu uygulanabilir bir ilaca dönüştürmek; yani vücutta yeterince uzun süre kalan, insanlar için toksik olmayan ve direnç oluşturmaya eğilimli olmayan bir şeye dönüştürmek” diyor.

Alkhalaf ve Challis için bundan sonraki adımın da tam olarak bu zorluğu aşmak olacağı kesin. Şu anda, bileşiği mikroplara bağımlı olmak yerine kimyasal sentez yoluyla sıfırdan üretmek için sentetik kimyagerlerle işbirliği yapıyorlar. Kimyasal sentez, molekülün nasıl çalıştığını ve insan hücrelerini nasıl etkileyebileceğini anlamaya yönelik daha ileri çalışmalar için daha büyük hacimlerde bileşik elde etmelerini sağlayacak.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.