enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,1569
EURO
53,3294
ALTIN
5.980,41
BIST
13.744,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Açık
27°C
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
22°C
Pazar Hafif Yağmurlu
24°C

Bal Arılar, Yansıyan Yüzeylerin Üzerinden Neden Uçamaz?

Bal arılarının yansımalarını görebilecekleri ayna ve dingin su yüzeylerin üzerinden uçarken tuhaf bir şekilde etkilendiği ve uçma yetilerini …

Bal Arılar, Yansıyan Yüzeylerin Üzerinden Neden Uçamaz?
18.04.2022 22:39
48
A+
A-

Bal arılarının yansımalarını görebilecekleri ayna ve dingin su yüzeylerin üzerinden uçarken tuhaf bir şekilde etkilendiği ve uçma yetilerini kaybettiği çok uzun yıllardır bilinen bir gerçek. Fakat arıların uçuşunun bu şekilde etkilenmesini arkasında nei bir güç olduğu sırrını korumaktaydı. Şimdiye kadar.

Yeni yapılan bir çalışma ile yansıtıcı yüzeylerin üzerinden uçan bal arılarının uçuşunun bozulması gizemi sonunda aydınlandı. Buna göre arıların, bu stil yüzeylerde ne kadar alçaldıklarını fark edemediği keşfedildi.

Arıların yansıyan yüzeylerde neden düşüşe geçtiği sonunda aydınlandı

1963’te Herbert Heran isimli Avusturyalı bir entomolog ve Alman davranış bilimci Martin Lindauer, bal arılarının uçuşunda tuhaf bir şey fark ettiler. Seçilmiş arılar bir gölün üzerinden uçmak üzere eğiten araştırmacılar, suyun yüzeyinde dalgalar ve dalgalanmalar olduğunda bal arılarının diğer tarafa geçebildiklerini; fakat gölün ayna pürüzsüz olduğu durumlarda arıların irtifa kaybederek düştüğünü gözlemlediler.

Bu bulgular o vakitler bal arılarının uçuş sırasında taraflarını bulmak için görsel ipuçları kullandığı fikrine katkı sağlamıştı. Yeni gerçekleştirilen takip testleri ile de bu fikre yesyeni bir bakış açısı getirilmiş oldu. 1963 yılında gerçekleştirilen deneyi tekrarlayan araştırmacılar, bal arılarının uçuş sırasında irtifalarını denetim etmek için altlarındaki yerin hızlanmasını izlediği sonucuna ulaştı.

Ayarlanabilir aynalarla kaplı dikdörtgen bir tünelde gerçekleştirilen deneylerde araştırmacılar, tüm aynalar kapatıldığında ya da tavanda bulunan ayna açıldığında bal arılarının çoklukla sabit bir irtifayı koruyarak basitçe tünelin diğer tarafına geçebildiğini gözlemlediler. Lakin dikdörtgenin altında yer alan ayna açıldığında ve bu, tabanın olağandan iki kat uzakta gözükmesine neden olduğunda durum değişti.

Daha öncesinde meselesiz bir şekilde uçabilen arılar, 40 santimetre kadar yol gittikten sonra tabanla çarpışana kadar irtifa kaybetmeye başladı. Hem tavan hem de taban ayna olduğunda ise durum daha kötü bir hal aldı ve arıların yalnızca 8 santimetre ilerledikten sonra düşüşe geçtiği gözlemlendi.

Farklı cinsler, uçmak için farklı tekniklere güveniyor

Elde edilen bu bulguların, bazen insan havacıların da deneyimlediği ve yer suratlarını göremediklerinde irtifalarını korumakta zorlanmalarına neden olan uzaysal oryantasyon bozukluğuna olanliği dikkat cazipti. Neyse ki biz, uzaysal yansımaların üstesinden gelmemize yardımcı olan teknolojiye sahibiz; lakin aynı durum arılar için geçerli değil.

Hususa dair “İlginç bir şekilde, çift ayna durumumuz, sakin bir su yüzeyinin üzerinde açık gökyüzü uçuşunun uçuş şartlarına yaklaşmamıza izin verdi” şeklinde kaydeden araştırmanın muharrirleri, elde ettikleri sonuçların, daha önce yapılan çalışmanın sonuçlarıyla örtüştüğünü ifade ediyor. Öbür bir şekilde söylemek gerekirse yeni araştırma, arıların irtifalarını korumak ismine gökyüzünden yer alan görsel ipuçları yerine yerdeki görsel ipuçlarını kullandığı fikrini destekliyor.

Bu duruma ilişkin olarak araştırmacılar, yer artık düzgün bir taban çizgisi şeklinde olmadığında arıların ‘ventral optik akışı’ yeniden kazanabilmek için alçaldıklarına inanıyor. Yani yerin aslında olandan daha uzak olduğunu düşünen arılar ne kadar alçaldıklarını fark edemiyor ve sonuç olarak yere çakılıyor.

Daha tuhaf olanı ise bir öbür çalışmada meyve sineklerinin irtifalarını denetim etmek için ventral optik akışı kullanmadığı tespit edildi. Yani bu da bir nevi farklı tiplerin uçmak için farklı teknikler kullandığını gösteriyor.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.