Bulutlu havalarda ve zifiri karanlıkta kuşların yönlerini nasıl kusursuzca tayin ettiği nihayet laboratuvar ortamında kanıtlandı. Karaciğerdeki özel hücrelerin beyne yön bilgisi uçurduğunu keşfeden uzmanlar, doğadaki büyük bir bilinmezin perdesini araladı.

Göçmen kuşların ve postacı güvercinlerin kapalı havalarda, fırtınada bile yollarını kaybetmemesi doğanın en büyük gizemlerinden biri olarak bilinir. Bilim dünyası, bu canlıların yeryüzünün manyetik alanını hissettiğini bilse de, şimdiye kadar bu yeteneğin kaynağını tam olarak çözememişti.
Bilimsel dergi Science’ta yayımlanan yeni bir araştırma, bu navigasyon yeteneğinin arkasındaki biyolojik mekanizmayı gözler önüne serdi. Bonn Üniversitesi ve Bonn Üniversite Hastanesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen çalışma, postacı güvercinlerin karaciğerindeki demir zengini bağışıklık hücrelerinin birer pusula gibi çalıştığını ve yön bilgisini beyne ilettiğini ortaya koydu.
Bugüne kadar kuşların navigasyon yeteneği için üç farklı varsayım öne sürülüyordu. Bunlar gaga üstündeki manyetik parçacıklar, hücrelerdeki iyon kanalları ve gözdeki retina piksellerinin ışıkla etkileşimi üzerine kuruluydu. Ancak bu varsayımların hiçbiri, zifiri karanlıkta ya da kapalı havalarda kuşların nasıl bu kadar net yön bulabildiğini tam olarak açıklamaya yetmiyordu.
Laboratuvardan gökyüzüne uzanan kanıtlar
Araştırmacılardan Clivia Lisowski, vücuttaki eskiyen kırmızı kan hücrelerini parçalayan karaciğer ile dalağın yoğun demir barındırdığını, bu yüzden doğal bir manyetik özelliğe sahip olduğunu ifade etti. Güvercin dokuları üzerinde yapılan laboratuvar testleri, en yoğun demir birikiminin ve manyetik tepkinin karaciğerde toplandığını doğruladı.
Bilim insanları bu bulguyu netleştirmek adına 34 postacı güvercinle 19 kilometrelik bir rotada deney gerçekleştirdi. Kuşların bir kısmının karaciğerindeki demir zengini bağışıklık hücreleri geçici olarak pasif hale getirilirken, diğer gruba müdahale edilmedi. Bulutlu bir günde salınan kuşlardan doğal bırakılanlar yuvalarına hemen ulaştı. Karaciğer hücreleri baskılanan güvercinler ise yönlerini kaybetti ve ancak ertesi gün güneş açtığında yollarını bulabildi. Güneşli havada yapılan denemelerde ise tüm kuşlar güneş ışınlarını kullanarak hedefe ulaştı. Bu durum, gökyüzü kapalıyken kuşların tamamen karaciğerlerindeki bu sisteme güvendiğini gösteriyor.
Bu keşif, yarasalar ve köpekbalıkları gibi diğer canlıların da manyetik alanları nasıl algıladığına dair yeni kapılar açıyor. Londra Zooloji Derneği’nden Simon Spiro ve Oxford Üniversitesi’nden Hal Drakesmith gibi isimler ise kuşların tek bir sisteme bağlı kalmadığını düşünüyor. Uzmanlara göre, uzun mesafeli uçuşlarda karaciğerdeki bu pusula ana rolü üstlenirken, hedefe yaklaşıldığında beyindeki diğer mekanizmalar devreye giriyor.