enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,5127
EURO
54,8153
ALTIN
6.175,37
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C

COVID geçirenlerin beynindeki gizli hasar: Sebebi ortaya çıktı

Koronavirüs sonrasında motivasyon kaybı ve hafıza sorunları yaşayan kişilerin yaşadığı sıkıntılar bilimsel bir temele oturtuldu. Uzmanlar, beyinde meydana gelen iltihaplanmanın dopamin sistemine doğrudan zarar verdiğini tespit ederek hastalığın tedavisi için yeni bir kapı araladı.

COVID geçirenlerin beynindeki gizli hasar: Sebebi ortaya çıktı
31.07.2026 07:40
4
A+
A-

Dünya genelinde milyonlarca insan, koronavirüs enfeksiyonunun ardından hayatını etkileyen uzun süreli sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Küresel nüfusun yaklaşık yüzde 5’ini etkilediği tahmin edilen bu durum, etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini acil bir ihtiyaç haline getirdi.

Yürütülen yeni bir çalışma, konuya tamamen farklı bir açıdan yaklaşarak sorunun kökenine dair önemli ipuçları sunuyor. Yapılan araştırmada, uzun COVID rahatsızlığı ile beyindeki dopamin sisteminde meydana gelen hasar arasında ilk kez doğrudan bir bağ kuruldu.

Dopamin maddesi genellikle popüler kültürde “haz hormonu” olarak nitelendirilse de beyin içerisinde hareket kontrolünden motivasyona kadar pek çok hayati işleve sahip. Bu nörotransmitterin eksikliği denildiğinde akla gelen en net klinik tablo ise Parkinson hastalığı. Parkinson hastalarında, beynin substantia nigra bölgesindeki dopamin üreten hücreler zamanla kademeli olarak yok olur. Hücre kaybı arttıkça titreme, kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama gibi sorunlar baş gösterir. Günümüzdeki tedavi yaklaşımları da sistemde azalan bu maddeyi dışarıdan takviye ederek belirtileri hafifletmeyi hedefler.

Dopamin mekanizması aynı zamanda DEHB gibi nöroçeşitlilik gösteren durumlarda ve bağımlılık süreçlerinde de kritik bir rol oynar. Ancak Parkinson’daki doğrudan hücre kaybına kıyasla, bu tür durumlarda dopamin seviyeleri çok daha karmaşık bir faktörler ağının yalnızca bir parçasıdır.

Uzun COVID ve kronik yorgunluk sendromu gibi enfeksiyon sonrası gelişen rahatsızlıklar, tıp dünyasında yıllardır tam olarak anlaşılamayan ve hatta zaman zaman göz ardı edilen durumlar arasında sayılabilir. Birçok hasta, standart tarama ve testlerde belirgin bir bulguya rastlanmadığı için semptomlarını kanıtlamakta zorlanıyor. Araştırmacılar Eric Guedj ve Danielle Beckman, standart testlerde bir bozukluk görülmemesinin beyinde bir hasar olmadığı anlamına gelmeyeceğini vurguluyor.

PET, görünmeyeni görünür kıldı

Bilim insanları görünmeyeni görünür kılmak amacıyla pozitron emisyon tomografisi (PET) görüntüleme tekniğinden yararlandı. Kanada’daki Bağımlılık ve Ruh Sağlığı Merkezi bünyesindeki Beyin Sağlığı Görüntüleme Merkezinden Dr. Jeffrey Meyer liderliğindeki ekip, 24 uzun COVID hastasını 43 sağlıklı bireyden oluşan kontrol grubuyla karşılaştırdı.

Yapılan incelemeler sonucunda, uzun COVID hastalarının motivasyon, hareket ve bilişsel işlevlerden sorumlu striatum bölgesinde belirgin şekilde daha düşük seviyede dopamin nöronu tespit edildi. Üstelik beynin farklı bölümlerindeki bu azalmanın hastaların yaşadığı spesifik şikayetlerle doğrudan örtüştüğü görüldü. Örneğin ventral striatumdaki düşüş motivasyon kaybıyla ilişkiliyken, caudate putamen bölgesindeki gerileme hafıza sorunlarıyla bağdaştı. Dr. Meyer, daha önce aynı bölgelerde gözlemledikleri yüksek iltihaplanma seviyelerinin bu hücre hasarına yol açtığını doğruladıklarını söylüyor.

Ortaya konan bu veriler, hastalığın arkasındaki mekanizmanın anlaşılması ve yeni tedavi yollarının açılması açısından büyük bir potansiyee sahip. Ancak uzmanlar temkinli olunması gerektiğinin altını çiziyor. Araştırmada yer almayan Dr. Charles Shepherd, dopamin sistemindeki bu değişimlerin teorik olarak mantıklı göründüğünü fakat Parkinson ilaçlarının bu hastalarda kullanımı için henüz çok erken olduğunu ifade ediyor.

Dr. Meyer ve ekibi, uzun COVID vakalarında dopamin işlevini hedefleyen yeni bir klinik çalışma başlatmayı planlıyor. Yıllardır koronavirüs sonrası hayatının altüst olduğunu belirten hastalar içinse bu tür objektif bulgular, sadece yeni bir tedavi umudu anlamına gelmiyor; aynı zamanda yaşadıkları rahatsızlığın gerçekliğini bilimsel olarak kanıtlıyor.

Araştırmanın tüm detayları eBioMedicine dergisinde yayımlandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.