enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,1569
EURO
53,3294
ALTIN
5.980,41
BIST
13.744,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Açık
27°C
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
22°C
Pazar Hafif Yağmurlu
24°C

Dünya’nın ilk web kamerası, aslında bir kahve makinesini takip etmek için 1991 yılında kullanıldı

Web kameraları ve internet üzerinden yapılan canlı yayınlar artık hayatımızın bir gerçeği. Pekifakat ilk web kamerası ile yapılan ilk yayının 10 yıl boyunca çekilen bir kahve makinesine ait olduğu hiç aklınıza gelir miydi?

Dünya’nın ilk web kamerası, aslında bir kahve makinesini takip etmek için 1991 yılında kullanıldı
26.11.2023 00:40
14
A+
A-

Küresel salgın ile beraberherkesin ilgi alanına giren web kameraları, oyun seansları, uzaktan iş görüşmeleri ve diğer pek çok farklı maksat için kullanılıyor olsa da, ilk kullanımı çok daha farklı bir şekilde kahveye odaklanıyordu.

İlk web kamerası canlı yayını, aslında bir nevi tesadüf sonucunda ortaya çıktı. “Truva Odası Demliği” olarak isimlendirilen ilk görüntüler, isminden da tahmin edebileceğiniz bir kahve demliğinin canlı yayınıydı ve başlangıçta çevrimiçi bile değildi.

Kahve demliği kamerasını araştırmacı arkadaşı Paul Jardetzky ile birlikte hayata geçiren bilgisayar bilimcisi Quentin Stafford-Fraser, “her şey, World Wide Web’in CERN’in gözünde bir parıltıdan ibaret olduğu 1991 yılının karanlık günlerinde başladı” diye yazıyor.

1995 yılında kahve demliğiyle ilgili biyografisinde şunları söylüyor: “Bilgisayar Laboratuvarı’nın Truva Odası olarak bilinen bir kısmında ATM ağları üzerinde çalışıyordum. İlgili araştırmalara katılan yaklaşık on beş bireydik ve yoksul, fakir akademisyenler olduğumuz için sırf ortak bir filtre kahve makinemiz vardı ve o da Truva Odası’nın derhal dışındaki koridorda duruyordu.”

Ancak bulundukları akademik dünyada çalışanlar için kahve adeta bir can damarı olduğu için bu bir meseleydi. Tüm bir departman için tek bir kap olduğunda, kimi bireylerin kahvesiz kalması kaçınılmazdı.

Stafford-Fraser, “bazıları binanın diğer kısımlarında yaşıyordu ve demliğe ulaşmak için birkaç kat merdiven çıkmak zorunda kalıyorlardı” diyor ve devam ediyor: “Truva Odası’nın bütün gece çalışanlar kahveyi bitirdiği için bu, her zamansonuçsuz kalan bir seyahat oluyordu.”

Müdahale olmazsa bilgisayar biliminin tüm geleceğinin zarar görebileceğini fark ettiler ve böylelikle XCoffee programı doğdu.

Xcoffee, buna benzer görüntüleri gönderiyordu.

Stafford-Fraser, “kahve standına bir kamera yerleştirdik, koridordaki kahve makinesine doğrulttuk ve yerin altındaki kabloları Truva Odası’ndaki çerçeve yakalayıcıya kadar götürdük” diye anlatıyor ve devam ediyor: “Jardetzky daha sonra bu makinede çalışan ve her birkaç saniyede bir çeşitli çözünürlüklerde demliğin imajlarını çeken bir ‘sunucu’ programı yazdı ve ben de herkesin çalıştırabileceği ve ekranın köşesinde makinenin simge boyutunda bir imajını gösteren, sunucuya bağlanan bir ‘istemci’ programı yazdım.”

Truva Odası Demliği internetle buluşuyor

Ancak Truva Odası Demliği, Kasım 1993’e kadar gerçek manada internet tarihindeki yerini almadı. O tarihte, Cambridge’in dahili sunucularına bağlı olmayan ve bu nedenle XCoffee’yi çalıştıramayan, kafeine aç bir öbür bilgisayar bilimcisi olan Martyn Johnson, öncü programı ilk defa çevrimiçi hale getirdi.

2012’de BBC ile yaptığı görüşmede “yakalanan imajların etrafında küçük bir komut satırı oluşturdum” dedi ve ekledi: “İlk sürüm büyük ihtimalle yalnızca 12 kod satırından oluşuyordu, muhtemelen daha azdı; ve yalnızca istemciye her istendiğinde en son manzarayı kopyalıyordu.”

Stafford-Fraser’ın söylediğine göre kahve demliğinin fotoğrafı dakikada yalnızca üç defa güncelleniyordu lakin aslında yavaş dolduğu için bu güncelleme sıklığı ziyadesiyle kafiydi. Ayrıyeten görüntüler siyah gri tonlamadaydıkahve de aynı tonlarda olduğu için bu da bir sıkıntı oluşturmuyordu. Truva Odası Kahve Demliği 90’ların başında viral hale geldi ve dünyanın dört bir yanındaki meraklılar Cambridge araştırmacılarının kafein rezervlerinin durumunu denetim etmek için temas kurdular.

Ne yazık ki demliğin ve yayının şöhreti çok uzun sürmedi. Şayet bugün yayına bağlanmaya kalkarsanız, web kamerasının artık yayın yapmadığını belirten bir özür notuyla karşılaşıyorsunuz. Tarihi programın son imgesi 22 Ağustos 2001 Çarşamba günü 09:54 UTC’de gönderildi.

Bu yayının sonlandırılması da yaratılması kadar pratik sebeplerden kaynaklanıyordu. Johnson, BBC ile yaptığı görüşmede “yazılım tamamen sürdürülemez hale geliyordu” dedi ve ekledi: “Araştırma yazılımı çoğu zaman en yüksek kalitede olmuyor ve biz yalnızca onu destekleyen makineleri atmak istedik.”

Artık etkin hizmette olmayan Truva Odası Demliği, çevrimiçi bir açık artırma ile satıldı ve Bilgisayar Bilimleri departmanı araştırmacılarına 3.350 sterlini etkileyici bir kar sağlandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.