enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8942
EURO
52,9284
ALTIN
6.898,07
BIST
14.484,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Az Bulutlu
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Az Bulutlu
19°C

Giza Piramitleri için takvimler baştan mı yazılıyor?

Kaplama taşları altındaki aşınma izlerini inceleyen bir araştırma, Büyük Piramit’in varlığını binlerce yıl öncesine taşıyor. Ama bu bulgular, klasik Mısır kronolojisiyle çelişmesi nedeniyle son derece kafa karıştırıcı bir hal almış durumda.

Giza Piramitleri için takvimler baştan mı yazılıyor?
02.02.2026 17:00
6
A+
A-

Mısır denilince akla gelen ilk görüntü olan Giza Piramitleri, binlerce yıldır insanlığın hayal gücünü zorlamaya devam ediyor. Ancak son dönemde ortaya atılan bir iddia, bu devasa yapıların yaşına dair bildiğimiz her şeyi temelinden sarsabilir.

Bologna Üniversitesi’nden bir mühendisin yürüttüğü ve henüz hakem onayından geçmemiş yeni bir çalışma, Büyük Piramit’in sanılandan çok daha eski olabileceğini savunuyor. Geleneksel arkeoloji piramidin inşasını yaklaşık M.Ö. 2600 yıllarına, Firavun Khufu dönemine dayandırsa da bu yeni araştırma takvimleri on binlerce yıl geriye çekiyor.

Piramitlerin bugün gördüğümüz basamaklı ve pürüzlü hali aslında orijinal görüntüsü değil. İnşa edildikleri dönemde bu devasa blokların üzeri, kireçtaşından yapılmış pürüzsüz ve parlak “kaplama taşları” ile kaplıydı. Yüzyıllar içinde bu dış taşlar sökülerek Kahire’deki binaların yapımında kullanıldı ve altındaki ana bloklar hava şartlarına açık hale geldi. Mühendis Alberto Donini, çalışmasında işte bu noktaya odaklanıyor. Donini, kaplama taşlarının altında kalarak korunan yüzeyler ile yüzyıllardır açıkta kalarak aşınan yüzeyler arasındaki farkı ölçtü. Geliştirdiği istatistiksel modelle aşınma oranlarını hesaplayan araştırmacı, Büyük Piramit’in inşası için M.Ö. 23000 yılını işaret eden çarpıcı bir sonuç elde etti.

Tarihin akışını değiştiren iddia: Restorasyon mu, inşaat mı?

Eğer Donini’nin teorisi doğruysa, Firavun Khufu bu devasa yapıyı sıfırdan inşa etmek yerine, zaten orada bulunan binlerce yıllık bir anıtı restore etmiş ve kendi adını vermiş olabilir. Bu durum, Mısır’da bilinen tarihten yaklaşık 20000 yıl önce, suyun elektrolizinden astronomiye kadar ileri düzeyde bilgiye sahip gizemli bir uygarlığın var olduğu anlamına geliyor. Ancak bu denli radikal bir iddianın beraberinde getirdiği büyük soru işaretleri de bulunuyor. Bilim dünyası, bu tarz “uç” teorilere karşı her zaman temkinli bir yaklaşım sergiliyor.

Donini’nin metodolojisindeki en büyük zayıflık, aşınma oranlarının binlerce yıl boyunca sabit kaldığını varsayması. Oysa Mısır’ın iklimi geçmişte çok daha nemliydi ve bu durum erozyon hızını tamamen değiştirmiş olabilir. Ayrıca modern turizmin yarattığı tahribat ve taşların kum altında kaldığı süreler de hesaplamaları yanıltabiliyor. Öte yandan, arkeologlar piramitlerin yaşını belirlemek için sadece taşlara değil, tüm Mısır medeniyetinin gelişim sürecine bakıyor. Bölgede bulunan çanak çömlek parçaları, işçi köylerindeki kalıntılar ve hiyeroglifler, Khufu dönemine ait kusursuz bir uyum sergiliyor.

Daha da önemlisi, karbon-14 testi gibi güvenilirliği kanıtlanmış yöntemler Donini’nin aksine geleneksel tarihlemeyi destekliyor. Piramitlerin inşasında kullanılan harçlardaki organik maddeler ve o dönemden kalan bitki kalıntıları üzerinde yapılan analizler, M.Ö. 2600 civarını defalarca teyit etti. Sonuç olarak, piramitlerin on binlerce yıl önce bilinmeyen bir medeniyet tarafından yapıldığı fikri oldukça gizemli ve çekici bir senaryo olsa da, mevcut bilimsel kanıtlar Khufu ve mimarlarının bu büyük mirasın asıl sahipleri olduğunu göstermeye devam ediyor.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.