Japonya Uzay Ajansı JAXA, Ay yüzeyine inmeyi başarsa da devrilerek baş aşağı kalan SLIM aracı ile tekrar iletişim kurmayı başardı.

Japonya’nın Ay’ı İncelemek için Akıllı İniş Aracı (SLIM – Smart Lander for Investigating Moon), 20 Ocak’taki başarılı lakin problemli Ay’a inişinin akabinde baş aşağı kalarak elektrik stoğunun kesilmesinden ve güneş panellerinin yanlış tarafa bakmasından ötürü enerji kazanamamasından bir hafta sonra hayata döndü. Pazartesi günü, Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), SLIM uzay aracıyla bağlantının yeniden kurulduğunu ve Ay’ın kökenine ilişkin ipuçlarını arama operasyonlarının yeniden başladığını duyurdu.
JAXA, güneş ışığı istikametindeki bir değişikliğin, aracın istenilenden farklı bir açıda duran güneş panellerine ulaşarak bataryasını yeniden şarj etmesine imkan sağlayabileceğini öngörüyordu. Elde edilen bu gücün ne kadar dayanacağı şimdi bilinmiyor. Ajans, daha önce yaptığı açıklamalarda, SLIM’in bir sonraki perşembe günü başlayacak olan Ay gecesinde hayatta kalabilecek şekilde tasarlanmadığını söylemişti.
Uzay aracının gücü başlangıçta devre dışı bırakılmadan önce SLIM’in çok bantlı spektral kamerası tarafından çekilen Ay yüzeyinin görüntüleri 25 Ocak’ta yayınlandı. Bugün JAXA, SLIM tarafından fotoğraflanan bir kaya oluşumunun diğer bir imajını de yayınladı.
Görev, SLIM uzay aracının ana motorlarından birinin arızalanması ve devrilmesine neden olmasının akabinde istenmeyen bir iniş durumunda kalmasından ötürü birtakım sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştı. Reuters’ın bildirdiği üzere, tekrar de başarılı sayılan bu yumuşak iniş, Japonya’yı ABD, Çin, Hindistan ve eski Sovyetler Birliği’nin yanı sıra Ay’a uzay aracı indiren beşinci ülke yapıyor.
İniş aracının garip iniş konumunun manzarası, iniş sırasında fırlatılan “beyzbol topu büyüklüğünde” iki küçük robotun biri tarafından fotoğraflandı. SLIM’in görevi, bu devrilmeye karşın, amacının “eşi görülmemiş” 50 metre yakınına inmesi ile JAXA tarafından başarılı olarak bedellendiriliyor. Uzay ajansı, bu görev sayesinde Ay keşfini ilerletmede değerli bir araç olabileceğini umduğu, vizyona dayalı “kesin nokta belirleme” iniş teknolojisini etkileyici bir şekilde göstermiş oldu.