enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Açık
28°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C

Mısırın İnsan Bedeninde Sindirilememe Nedeni Nedir?

Mısır tükettikten birkaç saat sonra tuvalete çıkanlar, dışkılarında mısır çekirdeğinin dış kaplamasını yani tanelerini görünce ”bu neden oluyor …

Mısırın İnsan Bedeninde Sindirilememe Nedeni Nedir?
15.10.2022 09:45
41
A+
A-

Mısır tükettikten birkaç saat sonra tuvalete çıkanlar, dışkılarında mısır çekirdeğinin dış kaplamasını yani tanelerini görünce ”bu neden oluyor?” diye düşünüp şaşırabilir. Mısırın, sindirilememiş biçimde bedenden geri çıkmasının nedeni, insanların sindirim sistemi için uygun olmayan selüloz isimli bir karbonhidrata sahip olmasıdır.

Vücudumuzda selülozu sindirmek için uygun enzimler ve bağırsak bakterileri ne yazık ki olmadığı için bu türlü bir sonuçla karşılaşıyoruz. ”Peki mısırı sindiremiyorsak onu yememiz yararlı mı ziyanlı mı?” dediğinizi duyar üzereyiz. İşte bu yazımızda, bu soruların karşılıklarını bulabileceksiniz. 

Bu alanda çalışmaları olan profesör Andrea Watson’a göre, selülozu sindirmek için kâfi metabolik donanıma sahip olan sığır gibi büyükbaş hayvanlar bile onu tam olarak sindiremez.

Watson, mısırı sindirmek için yüksek derecede geviş getirme özelliğine sahip olmak gerektiğini söylüyor ki bu hayvanlar bunu ziyadesiyle yapabiliyor. Düşünün, sığır büyükbaş hayvanlar, bizlerin yediği aynıi daha yumuşak mısırları değil, olgunlaşmamış sert mısırları tükettikleri halde mısırı tam olarak sindiremiyorlar.

Aslında insan bedeni da mısırın yağ ve proteini farklı bileşenlerini parçalayabilme özelliğine sahip diyebiliriz. Büyükbaş hayvanlarda olduğu bizler de mısırı uzun süre çiğnersek mısırdaki selüloz duvarlarını parçalayarak bu bahsettiğimiz diğer bileşenlere ulaşabiliriz. Bu bakımdan sindirilmeyen mısırın kendisi değil, başta da belirttiğimiz gibi yalnızca selülozdur. 

Bir koçan mısırda 300-500 mısır tanesi varsa bizler bunların sadece 10-15 adedini dışkılayabiliyoruz. Kalan taneler parçalanıp kana karışıyor. Kana karışmayan ya da parçalanamayan selüloz ise dışkıyla atılan kısım oluyor. Yani tuvalette gördüğünüz mısır taneleri, aslında bu kana karışamayanlar taneler oluyor.

Ancak mısırda, yalnızca %10 oranında selüloz bulunduğu için geriye kalan %90, besin pahası açısından yararlı bileşenler içeriyor. 

Yani “mısır yemeyi artık bırakalım mı” diyorsanız, bırakmanıza gerek yok zira yararsız kısım az bir yüzdeyi oluşturuyor. Mısırzamanda havuca rengini veren karotenoidlere (bitkilerde doğal olarak bulunan bir pigment) sahiptir. Bunlar diyet lifi olarak bilinir.

Karotenoidler, nişasta içerir ve antioksidan fonksiyonuna sahiptir. 2019 yılında Tufts Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre; mısırdaki karotenoid oranı, yeşil yapraklı sebzelerde bulunanlardan daha az. Yani organiklik açısından yeşil sebzelerle yarışır vaziyette. Ayrıyeten mısırın içerisinde potasyum, kalsiyum, demir, sodyum, protein, B6 ve B12 vitaminler mevcut, yani onun hayli besleyici olduğunu bir kere daha söyleyebiliriz.

Mısırı daha sindirilebilir hale getirmenin yolu, onu işlemekten geçiyor.

Mesela mısırı işlemek için taneleri koçanından ayırıp sonra haşlayabilirsiniz. Haşladığınız mısırları dondurucuda sakladınız mı işlem tamam. Tabii direkt haşladıktan sonra dondurucuya atmayın, önce bir soğuk sudan geçirin. Bu süreci ne kadar doğru yaparsanız mısırın sindirimi de o kadar kolay olur. Bu uygulama, sindirilmesi zor olan lif moleküllerinin parçalanması için birebirdir. 

Yediğimiz çoğu mısır, aslında evvelden işlenmiş olabiliyor. Mısırı yalnızca koçanından yemiyoruz sonuçta. Cips, patlamış mısır, mısır şurubu (fruktoz) olarak da tüketebiliyoruz. E tabii bunların işlenmesi daha fabrikasyon şekilde, içlerine yapay katkı hususları katılarak yapılıyor. Lakin bu şekilde tüketildiği zaman mısır, lif açısından yararlı ve besin kıymeti açısından yüksek olması gibi özelliklerinin birçoklarını kaybeder.

Yani ”mısırı bu türlü mi yiyelim ,yoksa koçanından mı yiyelim?” diyorsanız, koçanından yemek daha sağlıklı diyebiliriz. Zira patlamış mısır ya da mısır cipsi yediğinizde, haşlanmış darı şeklinde yemekten daha fazla kalori alıyorsunuz. Sonuçta 100 gram, yani bir koçan mısırda 96 kalori varken, 100 gram patlamış mısırda 525 kalori var. Bu stil bir kıyaslamaya girdiğinizde bile hangisinin daha sağlıklı olduğuna karar vermekte zahmet çekmiyorsunuz. O zaman size soralım, siz mısırı nasıl yemeyi tercih edersiniz? Karşılıklarınızı yorumlara bekliyoruz.

  • Kaynaklar: Live Science, Science Focus
  • Görsel Kaynakları: Medical News Today, Eating Well, Eating Well 2, Real Simple
ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.