Algılarının çoğu zaman azamî düzeyde olması gereken kaleciler, yapılan bir araştırmaya göre dünyayı bizden ve hatta diğer futbolculardan çok daha farklı algılıyor.

Spor kollarındaki fizyolojik değişkenler hakkında karşımıza pek çok araştırma çıkıyor fakat bilişsel farklılıklar genelde gündeme gelmiyor yahut şimdi gereğince araştırılmamış oluyor.
Aslında sporcuların bilişsel yeteneklerine bakıldığında da birazdan anlatacağımız aynıi çok değişik bulgularla karşılaşabiliriz. Nasıl olduğuna hep birlikte bakalım.
Kaleciler, dışarıdan gelen ihtarlara çok süratli karşılık vermek zorunda.

Temel amaçladığı rakibin gol atmasını engellemek olan kalecilik, futboldaki en uzmanlaşma gerektiren pozisyon olabilir. Diğer oyuncularla aralarında fizyolojik ve performans odaklı farklılıklar bulunur.
Dublin İl Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre kaleciler, gelen ihtarlara çok süratli karşılık vermek zorunda oldukları için farklılıkları yalnızca fizyolojiyle sınırlı kalmıyor, bilişsel olarak da dünyayı başkalarından farklı algılıyorlar.
Davranışsal hudut bilimi alanında yüksek lisans eğitimi alan eski bir kaleci, kalecilerin bilişsel farklılıkları olabileceğine dair ortaya bir hipotez attı. Hipotezin üzerine bir dizi test yapıldı.
Farklılıklara odaklanan araştırmada, görsel ve işitsel testler yapıldı.

Profesyonel kalecilerin, diğer futbolcuların ve futbolcu olmayanların katıldığı araştırmada; ani sesleri ve ışıkları birbirinden farklı olarak ayırt etme yeteneklerine bakıldı. Böylelikle anda görsel ve işitsel bilgilere dayanarak süratli karar verme eğilimleri görüldü.
Kaleciler, diğer iştirakçilere göre daha farklı sinyalleri daha süratli ayrıştırıyordu ve ötekilerden çok daha süratli karar veriyordu. Psikoloğun söylediğine göre çoklu algılamaya sahiplerdi.
Kaleciler, sırf görsele odaklanmıyor.
Meslekleri gereği, işitsel bilgiye de ihtiyaç duyan kalecilerin; topun nerede olduğunu tahmin etmek için sesleri de takip etmeleri gerekiyor. Yani hem görsel hem de işitsel algıları çok üst seviyede sabitleniyor.
Böylece sadece sahada değil, futbol dışı dünyada da dışarıdan gelen görsel ve işitsel uyaranlara karşı algıları daha açık oluyor. Yani uyaranları birbirinden daha süratli ayırıyorlar.
Bu farklılığın kaynağı hâlâ net olarak bilinmiyor.

Kalecilerin ayrıştığı noktanın sıkı idman programlarından mı yoksa onları kaleci olmaya çeken doğal bir yetenekten mi kaynaklandığı şimdi bilinmiyor. Neyin sebep olduğunu bilmek için ise kaleci adaylarının gelişimsel gidişatını izleyen çok daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.
Ayrıca bu araştırma sadece erkeklere odaklansa da ekip, forvet ve stoperi pozisyonlarda uzmanlaşmış bayan oyuncuların algısal farklılıklarını incelemek için de fon müracaatında bulundu. Mevzuya dair gelişmeleri merakla bekliyoruz.
Futbolla alakalı ilginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz: