Yıllarca dilin belli bölgelerinin sadece belli tatları aldığına inandık. Ancak modern bilim, ders kitaplarındaki o renkli şemaların bir çeviri hatasından ibaret olduğunu kanıtladı. Dilimizin tat alma konusundaki asıl yeteneği sizi de şaşırtacak.
Okulda öğrendiğimiz görme, işitme ve koklama aslında buzdağının sadece görünen kısmı olabilir. Modern araştırmalar, insanın hayatta kalmasını sağlayan 30'dan fazla gizli duyusu olduğunu kanıtlıyor. Peki, vücudumuzun bu "görünmez" radarları nasıl çalışıyor?
Ekşi bir şeyler yediğiniz an, yüzünüzü istemsizce ve anında buruşturuyorsunuz o denli değil mi? Acı ya da baharatlı besinler da zaman zaman sizi rahatsız edebiliyor hiçbir tat, ekşilik kadar can sıkıcı olmuyor.
Kızartma tenceresinden yeni çıkmış bir patates ile tabakta birkaç saat beklemiş patates kızartması arasındaki tat farkı ne kadar fazla değil mi? Hatta sadece patates kızartması için değil çoğu yiyecek ve içecekte bu farklılık söz konusu.
Yemek yemek birçoğumuz için resmen bir keyif. Hele farklı tatlar denemeyi seviyorsak! Pekala bu tatları ‘doğru’ algılamak, denemek kadar kolay ve eğlenceli mi?
Burnunuz tıkandığında, en sevdiğiniz yiyeceklerden aldığınız keyfin azalması hiç de şaşırtan değil, hepimizin başına gelmiştir. Fakat hiç düşündünüz mü, neden burnumuz tıkandığında tat alma duyumuz da etkileniyor?
Uzun müddetli bir açlığın akabinde bir ziyafet çektiğinizi ve tıka basa doyduğunuzu hayal edin. O kadar toksunuz ki ağzınıza bir lokma bile atacak hâliniz yok. Ta ki masaya bir tatlı gelene kadar!