Son vakitlerde, uçak kazalarının sayısında artış gözleniyor. Pekala, uçak seyahati hala inançlı bir ulaşım sistemi mi? Sayılar ve uzman görüşleriyle bu sorunun yanıtını arıyoruz…

Son devirde, dünyanın pek çok yerinde uçak kazalarının sayısında artış yaşandı. ABD’deki uçak kazaları da bu artıştan nasibini aldı. Helikopterle uçağın çarpışması, dikine yere çakılan özel uçaklar ve Toronto’da inişte takla atan yolcu uçağı aynıi olaylar dikkat çekiyor.
Peki, uçak seyahati hala inançlı bir ulaşım tercihi mi? Sayılar, uçak seyahatinin en inançlı yol olduğunu söylemeye devam ediyor. Ticari bir uçak kazasında ölme mümkünlüğü yaklaşık 11 milyonda 1 iken, bir otomobil kazasında ölme mümkünlüğü yaklaşık 101’de 1. Bu bilgiler, dünyadaki kaza istatistiklerine dayanıyor. Son olaylar hesaba katıldığında bile, ticari hava seyahati hala otomobil kullanmaktan çok daha inançlı.
Her iki seyahat formunun risklerini adil bir şekilde karşılaştırmak için, seyahat edilen kilometre başına ölümlere bakmak önemli. İnsanlar ekseriyetle uçak koltuğunda geçirdikleri vakitten daha fazla direksiyon başında zaman geçirirler. Bilgiler şöyle:
Peki, uçak seyahatleri neden daha inançlı?
Uçmanın daha tehlikeli hissettirmesinin en büyük nedenlerinden biri, kazaların medyada yer alması ve sosyal medya akışlarında görülmesidir. Uçak kazaları ender olsa da, günlerce haberlere hakim olan şok edici olaylardır. Otomobil kazaları ise her gün olur lakin nispeten az ilgi görür. Bu da uçak kazalarının daha sık yaşandığı algısını oluşturur. Halbuki dünyada her gün on binlerce trafik kazası yaşanır.
Şu ayrıntıları unutmayın: