İngiltere’de yapılan dev araştırma, yaşlılık kavramının kaç yaşından itibaren başladığını ortaya koydu. Değişen yaşam koşullarıyla birlikte ileriye taşınan “yaşlılık yaşı”, kuşaklar arasındaki algı farkını da kanıtlıyor.

Yaşlılık tanımı, değişen yaşam standartları ve tıptaki ilerlemelerle birlikte her geçen gün kabuk değiştiriyor. İngiltere merkezli, 2 binden fazla yetişkinin katılımıyla yapılan kapsamlı bir araştırma, toplumun birine “yaşlı” etiketini yapıştırmak için artık daha uzun süre beklediğini kanıtladı.
Güncel verilere göre, yaşlılık sınırı artık 69 yaş olarak kabul ediliyor. Bu rakam, daha önceki çalışmalarda 62 olarak telaffuz edilen sınırın yedi yıl ileriye taşındığı anlamına geliyor. Tom Hanks veya Steve Harvey gibi isimler bu yeni bareme göre teknik olarak yaşlılık dönemine adım atsa da, toplumun her kesimi bu rakam üzerinde uzlaşmış değil.
Yaşlılığın ne zaman başladığı sorusuna verilen yanıtlar, hangi kuşaktan olduğunuza göre büyük farklılıklar gösteriyor. 1946-1964 yılları arasında doğan “Baby Boomer” kuşağına göre yaşlılık 67 yaşında kapıyı çalarken, Z kuşağı bu sınırı çok daha erkene çekiyor. Genç nesil için 60’lı yaşlarının başındaki Brad Pitt veya Michelle Obama gibi figürler çoktan yaşlı kategorisine dahil oldu bile. Hatta Z kuşağının algısı sadece fiziksel durumla sınırlı kalmıyor; onlar zihinsel gerilemenin 62, teknolojiye uyum sağlama yeteneğinin kaybedilmesinin 59 ve modaya uygun giyinme döneminin bitişinin ise 56 yaş olduğunu savunuyor.
Ön yargılar ve “yaşçılık” tehdidi
Toplumda kök salmış olan yaş ayrımcılığı, genç nesiller üzerinde ciddi bir psikolojik baskı yaratıyor. Henüz on yaşındaki çocukların yaşlanma karşıtı kozmetik ürünlerine ilgi duyması, bu algı kırılmasının ne kadar derine indiğini gösteriyor. Z kuşağının %20’si yaşlandığında kötü görüneceğine ve sağlığının bozulacağına dair karamsar bir tablo çiziyor. “Teknoloji dinozoru” veya “eski kafalı” gibi etiketler bu olumsuz bakış açısını beslerken, uzmanlar sağlıklı yaşlanma için bedensel yatırımın 60’lı yaşları beklemeden, çok daha erken dönemlerde başlaması gerektiği konusunda uyarıyor.
İlginç bir detay ise Z kuşağının iş dünyasındaki tutumuyla ortaya çıkmış durumda. Gençler, sosyal hayattaki ön yargılarına rağmen iş hayatında tecrübeli çalışanlara kendi ebeveynlerinin kuşağından çok daha fazla saygı duyuyor ve değer veriyor. Araştırmacılar, her yaş grubunun bir şekilde yaşından dolayı yargılandığına dikkat çekerek, toplumsal farkındalığın önemini vurguluyor. Yaşlılık sınırı rakamsal olarak 69’a yükselmiş olsa da, bu süreci nasıl deneyimleyeceğimiz bugün attığımız adımlar ve yıktığımız ön yargılarla şekilleniyor.