Hayvanların beslenme döngüsüne baktığımızda genelde yırtıcıların avlarını küçük modüllere ayırıp yedikleri görülüyor. Lakin kocaman bir hayvanı tek atılımda yutan yılanı görüne şok olmamak elde değil!

Avını modüllere ayıracak uzvunun olmamasına karşın yılan, nasıl oluyor da kendinden katbekat büyük hayvanları sindirebiliyor?
Üstelik derisinin yuttuğu hayvanın formunu aldığına da şahit olmuşuzdur. Böylesi inanılmaz bir olay, nasıl gerçekleşebiliyor?
Yılanların, kendilerinden çok daha büyük avları sindirebilmesi, tabiatın en olaylarından birisi.

Aslanlar ya da kaplanlar aynıi avcılar, avlarını parçalayarak tüketirken yılanlar, bu süreci tamamen farklı bir şekilde yürütüyor. Yılanlar, avlarını ufak kesimlere ayırmak yerine büyük bir ustalıkla ve gelişmiş sindirim sistemleriyle yutarak sindiriyorlar.
Av, yılanın bedenine doğru hareket ederken yılanın kaslı yapısı ve esnekliği bu sürecin temel ögelerini oluşturuyor. Yılan, avın etrafında dönerken kaslarını koordine bir şekilde hareket ettiriyor ve avın yutulmasını sağlıyor. Bu esnada av, yılanın sindirim sistemine doğru adım adım ilerlemiş oluyor.
Bilimsel araştırmalar, büyük avları yutan yılanların, sindirim sürecinde epeyce dikkat alımlı değişiklikler yaşadığını ortaya koyuyor.

Özellikle pitonlar ve boa yılanları cinslerde, av yendikten sonra yılanın kalbi, midesi ve damarları süratle yenileniyor. Yeni doku üretimi sayesinde yılanlar, sindirim sürecinde ihtiyaç duydukları organlarını büyütüyorlar. Bu esnek yapıları, yılanların büyük avları sindirme kapasitelerini de olabildiğince artırıyor.
Sindirim tamamlandıktan sonra yılanlar, fazlalık dokularını geri dönüştürüyor. Sindirim sürecinde oluşturulan ek dokular, sindirilip yok ediliyor. Kemik gibi sert dokuları bile sindirebilen yılanlar, bu mucizevi olayı da tesirli sindirim sistemine ve esnekliklerine borçlular.