Uyku sisteminizin ve alışkanlıklarınızın beyniniz üzerindeki tesirlerini hiç merak ettiniz mi? İngiltere’de yapılan kapsamlı bir araştırma geç yatan ve erken kalkan şahısların zekâ düzeyi ile ilgili çok önemli sonuçlar ortaya koydu. Gelin sonuçları birlikte inceleyelim.

2024 yılında yayımlanan “Sleep duration, chronotype, health and lifestyle factors affect cognition: a UK Biobank cross-sectional study” (Uyku müddeti, kronotip, sağlık ve ömür şekli faktörleri bilişi tesirler: Birleşik Krallık Biyobankası kesitsel çalışması) isimli bir makale çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.
Çalışma, uyku sistemi faktörlerinin bilişsel performans üzerindeki tesirlerini incelemeye odaklanıyor.
Öncelikle çalışmanın metodolojisini incelemekte yarar var.
Çalışma, İngiltere Biyobankası data tabanından elde edilen 53-86 yaşları arasındaki 26.820 iştirakçinin bilgileri üzerine yapılmıştır.
Katılımcıların iki gruba ayrıldığı bu çalışmada birinci kümenin %56’sı bayan olan 10.067 iştirakçiden, ikinci grubunsa tekrar %56’sı bayan olan 16.753 katılımcıdan oluştuğu belirtiliyor.
Çalışma kapsamında uyku müddeti, kronotip (sabah insanları ve gece insanları), uyku kalitesi ve de sağlık ve ömür üslubu (cinsiyet, yaş, kalp damar hastalıkları, diyabet, alkol tüketimi, sigara kullanımı, beden kitle indeksi) faktörleri ele alınıyor.
Peki bulgular ne diyor? Geç uyuyan insanlar daha yüksek bilişsel performans gösteriyor.
Başka bir deyişle, “gece insanı” olarak da tanımladığımız geceleri ayakta kalan insanların sabah erken kalkan “gündüz beşerlerine göre” daha yüksek zekâ seviyelerine sahip olduğu tespit ediliyor.
Buna ek olarak, 7-9 saat uyuyan bireylerin zekâ düzeylerinin 9 saatten fazla uyuyan bireylerinkine göre daha yüksek olduğu görülüyor.
Ayrıca, yaş arttıkça bilişsel performansın düştüğü, diyabet, kalp damar hastalıkları ve yüksek tansiyon gibi sağlık problemlerinin da bilişsel performansı olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Özetle, bu araştırma uyku sistemi ve zekâ düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak çarpıcı sonuçlara ulaşıyor.
Tabii her araştırmada olduğu bu araştırmanın da birtakım kısıtları olabileceğini ve kendi örneklemi kapsamında genelleştirmenin doğru olacağını ifade ederek içeriğimizi noktalayalım.