Bilim insanları, Antarktika’da 2016 yılında ortaya çıktığında New Jersey’in iki katı büyüklüğünde olan dev deliğin gizemini nihayet çözdü.

Bilim insanları, sekiz yıl önce Antarktika’nın deniz buzunda ortaya çıkan devasa deliğin nasıl oluştuğunun gizemini çözdüler. Polinya ismi verilen bu ender buzsuz su açıklığı, aslında ilk olarak 1974’te ortaya çıkmış ve daha sonra kapanmadan önce iki yıl boyunca varlığını korumuştu.
2016 ve 2017’de, polinyanın yeniden ortaya çıkmasıyla bilim dünyası bir defa daha şaşkınlığa uğradı. Büyük boyutu ve kıyıya olan uzaklığı nedeniyle bu delik gerçek bir gizeme ev sahipliği yapıyordu. Bu yüzden deliğin oluşmasının ardındaki nedenleri ortaya çıkarmak için araştırma başlatıldı.
Maud Rise polinyası
Bilim insanları, 1970’lerde Weddell Denizi’ndeki su altı dağından esinlenerek bu açıklığa Maud Rise polinyası ismini verdiler. Polinyalar tipik olarak Antarktika’nın kıyı bölgelerinde bulunan deniz buzunda her yıl meydana gelir, lakin yüzlerce kilometre uzakta, denizin binlerce metre derinlikte olduğu açık okyanusta oluşması alışıldık bir durum değil.

Araştırmacılar, uzaktan algılanan deniz buzu haritalarını, etiketlenmiş deniz hayvanlarından elde edilen bilgileri ve bilgisayar tarafından oluşturulan bir okyanus modelini kullanarak polinyanın kıyıdan bu kadar uzakta nasıl oluştuğunu ortaya çıkarmak için yola çıktı. Sonuçlar, Weddell Denizi’ndeki su altı Maud Rise Dağı etrafında hareket eden akıntının, tuzu deniz yüzeyine taşıyan çalkantılı girdaplar (ters akıntı) yarattığını gösterdi.
Tuz yüzeye ulaştığında, suyu rüzgar yönünde 90 derecelik bir açıyla hareket ettiren ve tuzun yüzeydeki ısıyla karışarak buzu eritmesini kolaylaştıran Ekman taşınması ismi verilen bir işlem gerçekleşiyor.
Araştırmacılar, bölgeden geçen kutup kasırgalarının Ekman taşınmasının daha güçlü olmasına ve yüzeye fazla ölçüde tuz çıkmasına neden olabileceğini lakin yaptıkları araştırmanın bu teoriyi doğrulayamayacağını söylüyor.
Araştırmacılar şu anda polinyaların okyanuslar üzerinde olumsuz bir tesire sahip olabileceği ve 2022’den 2023’e kadar deniz düzeylerinde 1 santimetreye kadar artışa katkıda bulunabileceği hakkında uyarıyorlar.