Bilimsel çalışmalarla bildiklerimiz kadar bilmediklerimiz de şaşırtmaya devam ediyor. Örneğin bizim gezegenimizden 10 milyon ışık yılı …

Bilimsel çalışmalarla bildiklerimiz kadar bilmediklerimiz de şaşırtmaya devam ediyor. Örneğin bizim gezegenimizden 10 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir cisme bakıp o cismin hangi elementlerden oluştuğunu bilebiliyoruzfakat çok kolay şeylere, örneğin neden gıdıklandığımıza yahut kendimizi gıdıklayamadığımızi sorulara, verilecek bir yanıtımız yok.
Humboldt Üniversitesi’nden Michael Brecht önderliğinde çalışan bir grup bilim insanı bu sorulara karşılık vermek için çalışmalar yaptı. Bu çalışmalar sonucunda gıdıklamanın, gülmenin ve cümbüşün ilişkisini ortaya koydular.
Gülme nedenimiz gıdıklanmak değil, gıdıklayan kişi

Şimdi bilimsel çalışmalarda araştırmacıların karşılıklı oturup birbirlerini gıdıklamaları çok beklendik bir araştırma tekniği değil fakat Brecht’in ekibi tam olarak bunu yaptı. Deneklerden biri, başkasını kendi seçtiği bir anda habersiz olarak gıdıklamaya başladı.
Bu anlarda yüksek süratli bir kamera gıdıklanan deneğin yüzünü çekerken, bir mikrofon da kahkahalarını kaydetti. Denekler gıdıklanınca elbette güldü. Araştırmacılar deneklerin neden güldüğünü ortaya çıkarmak için çalışmalar yaptı.
Aslında pek çok göğüslü tipinde gıdıklama davranışı bulunuyor. Şempanzeler, köpekler, yunuslar, insanlar, fareler pek çok tıp gıdıklanabiliyor. Yeniden de gıdıklanınca gülmenin yahut kendimizi neden gıdıklayamadığımızın sebebi bilinmiyordu.
En çok gıdıklandığımız yer ayaklarımız.

Philosophical Transactions of the Royal Society B mecmuasında yayımlanan çalışmada, grubun müşahedelerinde insanların tepki mühletinin, gülmesinin ve nefes alma sisteminin ilk sefer incelendiği belirtildi.
Gıdıklamayı “çok değişik bir dokunma ve dokunmaya tepki” olarak tanımlayan Brecht, bu davranışın aslında çok karmaşık olduğunu belirtiyor. Çalışmada ayrıyeten insanların genelde en çok gıdıklandıkları bölgelerin de olduğu ifade ediliyor. Buna göre en çok ayaklarımızdan gıdıklanıyoruz. Onu koltuk altları, boyun ve çene takip ediyor.
Çalışmaya göre gıdıklandığımızda ilk önce gülme tepkisi geliyor. Bu tepkinin gerçekleşmeye başlama mühleti 300 milisaniye. 500 milisaniye sonra ise gülme sesi geliyor ki olağanda dokunmaya sesli yansımız 320 milisaniyede gerçekleşiyor.
Kendimizi gıdıkladığımızda ise gülmüyoruz, dahası bedenimizin o bölgesinde gıdıklamaya da daha az tepki veriyoruz. Araştırmacılara göre bu durumun sebebi ise vücudumuzun o kısmının dokunmadan haberinin olması ve ona göre dokunma duyusunu harekete geçirmesi. Yani ne zaman gıdıklanacağımızı bilmemek çok önemli tesire sahip.