enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,1378
EURO
53,3705
ALTIN
6.228,44
BIST
13.731,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Perşembe Açık
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C

Erkek Çocuklarının Kızlara Kıyasla Daha Hareketli Olmasının Temel Nedeni Nedir?

Anneler, siz de sıklıkla “benim oğlum hiperaktif” diyorsanız sizi şöyle kenara alalım. Bakalım hakikaten oğlunuz hareketli mi, yoksa yetiştirilme şekliyle mı alakalı?

Erkek Çocuklarının Kızlara Kıyasla Daha Hareketli Olmasının Temel Nedeni Nedir?
15.10.2023 09:40
19
A+
A-

Erkek çocuklarının akılalmaz hareketliliğine, ebeveynleri tarafından “hiperaktif” damgası vurularak tahlil yolu aranıyor. Kimi taraf ‘erkek çocuğu hareketli olur, farklı olur!’ aynıi reaksiyonlar gösterse de bazıları için durum pek o denli değil.

Bu bahiste farklı görüşler olsa da çocukların güvenliği ve sağlıklı gelişimi her zaman öncelik taşıyor. Mesela oyun, çocuklar için olmazsa olmazdır; çocuklar için pek çok aktivite (buna yatağın üzerinde zıplamak, çeşitli takla figürleri sergilemek de dahil), olağan bir oyundur.

Sosyal medyada sıkça duyduğumuz “erkek çocuk terörü”nün nedeni nitekim yetiştirilme biçimi olabilir mi?

Öncelikle şunu açıklığa kavuşturalım, bu bahis hayli önemli: Duvara tırmanan çocuğunuza birden “hiperaktif” tanısı koyduğunuzda bu, çocuğunuzun üstün zekâlı olduğunu göstermez. Hiperaktiflik, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), bir psikiyatrik bozukluktur. Üstün zekâ ile bir ilgisi yoktur.

Bu tanıyı, uzman hekimler belirli testler ile yapmaktadır. DEHB, özel tedavi gerektiren bir nörolojik bozukluktur. Erkek çocuklarda görülme riski daha fazla olduğu için muhtemelen bu türlü bir algı oluştu.

Hem insanlar hem de hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, çoklukla erkeklerin/erkek çocukların, kadınlara/kız çocuklarına göre daha dürtüsel davranışlar sergilediğini göstermektedir.

Cinsiyet farklılıkları, biyolojik ve genetik faktörlerin yanı sıra yetiştirme biçimi da çocuk üzerinde tesir sahibi olabilir. Erkek çocuklar ekseriyetle daha fazla güce sahip olmalarından ötürü fizikî olarak daha faal olabilirler.

Ebeveynler, çocuklarına fiziksel aktiviteleri teşvik ederlerse; bu, çocukların daha hareketli olmalarına katkıda bulunabilir. Tam zıddı durumda, ebeveynlerin aktivitelerden kısıtlaması da bu hususta tesirli olabilir.

Araştırmalar ne diyor?

Erkek çocuklarının hareketliliği, yapılan araştırmalara göre biyolojik, genetik ve hormonal faktörlerin tesiri altında olan bir davranıştır. Ayrıyeten cinsiyete mahsus sosyal ve kültürel tesirler de bu davranışı şekillendirebilir.

Okullar, aile yaşantısı ve diğer çevresel faktörler, kız ve erkek çocuklarının cinsiyete mahsus davranışlarını etkileyebilir. Örneğin; çeşitli markalar, kız çocuklarına Barbie bebeklerini satmaya çalışırken erkek çocuklarına otomobil satmayı hedeflemektedir.

Dürtüsellik ve hareketlilik, çocukların enerji düzeyleri ve beyin yapısıyla ilişkilendirilemez. Erkek beyni ve kız beyni arasında araştırmalara göre küçük bir fark bulunuyor. Erkeklerin beyni daha büyük, kızların beyni ise daha küçüktür ve bu da beyin gelişiminde farklılıklara neden olur. Kızlar, beyin gelişimlerini erkeklere göre daha erken tamamlarlar. 

Kızların ve erkeklerin arasındaki fizikî aktivite farklarını yalnızca beyin boyutu da açıklayamaz. Bununla birlikte, cinsiyet farklılıklarının tesiri de kıymetlidir.

Cinsiyet farklılığı, küçük yaşlarda oyunlar ile başlar. Lakin bu durum, kız çocuklarına pembe, erkek çocuklarına ise mavi gibi özelleştirilmiş ve kültürel boyuta taşınmış durumlarla tanıştıkça daha da büyür. Çağdaş ebeveynlik dediğimiz kavram ile birlikte kız çocuklarının da artık aktif olduğunu gözlemlemekteyiz.

Özellikle eski jenerasyonlarda, erkek çocuklarına yönelik pozitif ayrımcılık baskın gelmekteydi. Erkeklerin daha etkin durumlarda rol aldığı, kızların ise daha pasif olduğu bir durum söz konusuydu.

Bununla süregelen bir algı oluşumu da erkeklerin daha hareketli olduğunu aşılıyor. Dolayısıyla erkek çocukların hareketliliği biyolojik ve çevresel faktörler ile birlikte şekillenmektedir.

Bu durumun topluma tesiri nedir?

Maalesef toplumda erkek çocuklarını yanlış yönlendirme gibi bir durum da söz konusu. Örneğin, birtakım aileler tarafından ‘erkek adam ağlamaz’, ‘erkekler futbol oynar, öteki sporla ilgilenmez.’ gibi basmakalıp cümleleri sıklıkla duyarız. Bu, çocukların birtakım kalıplara giydirilmesine ve büyüdükçe cinsiyetçi bir yaklaşım göstermesini dayanaklar.

Erkek çocuklarının dürtüsel olarak hareketliliğe yatkın olduğu aşikâr. Kız çocuklarının hareketliliği ve halleri bazen ‘erkek aynıisin, biraz hanım kız ol!’ gibi sözlerle bastırılabiliyor

Erkek çocuklarında olması gereken bir durum olarak gösterilen hareketliliğin kız çocuklarında kısıtlanması kesinlikle doğru değildir. Araştırmalar her ne kadar ortadaki farkları vurgulasa da cinsiyetçi bir yaklaşım sergilememeli, çocukların özgürce koşup oynamalarını desteklemeliyiz.

Kaynaklar: ResearchGate, Brookings
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.