enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,5250
EURO
56,3246
ALTIN
6.784,88
BIST
14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
25°C
İstanbul
25°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
23°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
25°C

İnsanlar ve filler arasında savaş çıkabilir

PNAS Nexus dergisinde yayımlanan güncel çalışma, Güney Afrika’da sayıları toparlanan 290 bin savan fili ile hızla artan insan nüfusunun tarım arazilerinde karşı karşıya gelmesiyle oluşan küresel çaptaki çatışma risklerini mercek altına alıyor.

İnsanlar ve filler arasında savaş çıkabilir
13.07.2026 21:40
15
A+
A-

Güney Afrika’da yaklaşık 290 bin savan fili, zorlu geçen kaçak avcılık dönemlerinin ardından hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ancak aynı topraklarda insan nüfusunun süratle yükselişi, doğal dengeleri kökünden sarstı. İnsanların tarım ve yerleşim amacıyla doğal yaşam alanlarına girmesi, türler arasındaki teması zorunlu kıldı. Araştırmacılar, Namibya, Botsvana, Angola ve Zambiya sınırlarında 2004 – 2020 yılları arasında yaşanan süreçleri mercek altına aldı. Toplamda 38 farklı yerel topluluk üzerinden yapılan incelemeler, ekinlerin yağmalanması eksenindeki çatışmaları mevsimsel döngülerden arazi yapısına kadar geniş bir yelpazede analiz etti.

Yağışlı dönemlerde tırmanan risk

Uzmanlarca derlenen veriler, insan faaliyetlerinin genişlemesi ile ekin yağmalama olayları arasında doğrudan bir bağ kurmuş durumda. Beklentinin aksine, bu çatışmaların en yoğun yaşandığı dönemler kuraklık değil, yağışlı mevsimler oldu. İklim krizine bağlı su kaynaklarının azalması, filleri yerleşik tarım alanlarına doğru göçe zorlayan bir diğer temel etken olarak öne çıkıyor.

Bilim insanlarının geliştirdiği modeller, 2085 yılı için endişe verici bir tablo çiziyor. İnsan yerleşimlerinin büyüme hızı ve iklim senaryoları aynı ivmeyle devam ederse, yüksek riskli bölgelerin yüzde 33 ile yüzde 100 oranında genişlemesi söz konusu. Bu veriler, sadece filleri değil, bölgede yaşayan insanların geçim kaynaklarını korumak adına atılacak adımların ne denli hayati olduğunu kanıtlıyor. Riskli bölgelerin erken tespiti, çatışmaları minimize etmek için tek çıkış yolu olarak görülüyor.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.