NOAA araştırmacıları 2017 yılında Meksika Körfezi’nde yaklaşık 1.500 metre derinlikte sonar görüntülerinin peşine düştü. Tarihi bir gemi batığı olabileceği düşünülen bölgede, okyanus tabanına saçılmış çamaşır makineleriyle karşılaşıldı. Peki vu makineler oraya nasıl geldi?

Denizin 1.500 metre altında araştırma yapan bilim insanları, sonar ekranında gördükleri görüntünün peşine düştüklerinde bekledikleri manzarayla karşılaşmadı. Tarihi bir gemi batığı olabileceği düşünülen bölgeye gönderilen insansız su altı aracı, okyanus tabanında dağılmış halde duran çamaşır makinelerini görüntüledi.
Olay 2017 yılında, ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından Meksika Körfezi’nde gerçekleştirilen 23 günlük araştırma seferi sırasında yaşandı. Araştırma ekibi, derin deniz ortamını incelemek amacıyla bölgede çalışmalar yürütürken sonar verilerinde büyük bir gövde ve çevresindeki enkazı fark etti. Bölgenin olası bir arkeolojik alan olabileceği düşüncesiyle ROV bölgeye gönderildi. Fakat yaklaşık 1.500 metre derinlikte yapılan incelemenin sonucu, tarihi bir keşiften oldukça farklıydı.
Okyanus tabanındaki beklenmedik enkaz
ROV’un görüntüleri, deniz tabanına saçılmış çok sayıda çamaşır makinesini ortaya çıkardı. Bu görüntü, derin denizlerde kaybolan kargo konteynerleri sorununu da yeniden gündeme getirdi.
Fırtınalı hava koşullarında gemilerden düşen konteynerler, okyanuslarda kirliliğe neden olabiliyor. Ancak deniz tabanına ulaşan bu tür yükler, aynı zamanda bilim insanlarına okyanus ortamını incelemek için de beklenmedik fırsatlar sunabiliyor.
Bunun dikkat çekici örneklerinden biri 1992 yılında yaşandı. Bir kargo kazasının ardından okyanusa yaklaşık 28 bin plastik banyo oyuncağı saçıldı. Akıntılar tarafından taşınan oyuncaklar, yıllar boyunca binlerce kilometre uzaklıktaki kıyılarda ortaya çıktı ve okyanus akıntılarının izlenmesine yönelik önemli araştırmalardan birinin parçası haline geldi.
Çamaşır makinelerinin bulunduğu bölge de benzer şekilde araştırmacılara farklı bilgiler sağlayabilir. NOAA yetkilileri, batık bir gemi yerine bu eşyalarla karşılaşmanın şaşırtıcı olduğunu ancak dalışın yine de değerli veriler sunduğunu belirtti. Konteyner üzerindeki tanımlama işaretlerinin takip edilmesiyle metal yapıların denize ne zaman düştüğü belirlenebilir. Elde edilecek tarih bilgisi, konteynerlerin üzerine yerleşen canlıların büyüme oranlarını hesaplamak için kullanılabilir.
Beklenmedik bir enkazın incelenmesi böylece deniz tabanındaki yaşam hakkında bilgi sağlayan bir araştırmaya dönüşüyor. Aynı zamanda olay, insanların kullandığı eşyaların okyanusun yaklaşık 1.500 metre derinliğinde bile iz bırakabildiğini gösteriyor.