enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
22°C
İstanbul
22°C
Açık
Pazar Açık
21°C
Pazartesi Açık
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C

Juno, Jupiter uydusu Europa’nın 20 yıl sonra çekilen ilk yeni, büyüleyici ve çok net fotoğraflarını Dünya’ya gönderdi

Juno uzay aracı, geçtiğimiz gün Jüpiter’in buzlu uydusu Europa’nın yüzeyinden yalnızca 352 kilometre yükseklikten bir uçuş sırasında çekilen …

Juno, Jupiter uydusu Europa’nın 20 yıl sonra çekilen ilk yeni, büyüleyici ve çok net fotoğraflarını Dünya’ya gönderdi
01.10.2022 00:30
31
A+
A-

Juno uzay aracı, geçtiğimiz gün Jüpiter’in buzlu uydusu Europa’nın yüzeyinden yalnızca 352 kilometre yükseklikten bir uçuş sırasında çekilen imgelerini geri gönderdi. Bu görüntüler, gizemlerle dolu Europa hakkında daha fazla bilgi edinmemize büyük oranda yardımcı olabilir.

Galileo görevi kapsamında bir uzay aracı Europa’ya en son yaklaştığında 2000 yılının yalnızca üçüncü günündeydik. O sıralarda Jüpiter’in dördüncü en büyük ayı hakkında yapılan keşifler, Güneş Sistemi’nde potansiyel hayat arayan astrobiyologları en çok heyecanlandıran uydu olmasına yol açmıştı. Çünkü etrafımızda yaşanabilir olmaya en büyük aday olarak görülmüştü.

Juno tarafından çekilen yeni görüntüler uzun bir süre incelenecek ve muhtemelen yüzlerce bilimsel makale yayınlanacak. Yeni bir uzay aracının yaklaşması ise en az sekiz yıl sürecek.

JunoCam’den toplanan görüntüler, piksel başına 1 kilometre ile Juno’nun yüzeyden en az uzaklığından bir kilometre daha uzaktan yakalanmış olmasına karşın, Galileo’nun çektiğinden daha yüksek bir çözünürlük sağlıyor. Görüntüleme teknolojisi yirmi yılda çok gelişti ve gökbilimciler müşahedelerden pek çok yeni bilgi edinmeyi bekliyorlar. Galileo’nun 20 yıllık müşahedelerine dayanarak hala yeni keşifler yapılıyor ve imgelerin yalnızca iki yıl önce çok daha net olması için yeniden işlendiği düşünülürse, bu beklentinin mantıklı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

JunoCam’e ek olarak, uzay aracı spektrumun ultraviyole, radyo ve mikrodalga kesimlerini görmek için enstrümanların yanı sıra yerçekimi sensörleri ve yüksek güçlü parçacıkların dedektörleri taşıyor. Bunların her biri, Europa’nın etrafındaki tecrübelerden çok önemli bilgiler edinebiliyor.

Güneybatı Araştırma Enstitüsü’nden Scott Bolton, NASA’ya yaptığı açıklamada, “Sürecin çok başındayız, lakin tüm göstergelere bakılırsa Juno’nun Europa’nın yanından geçişi büyük bir başarıydı” dedi.

JunoCam, aydınlanma çemberini (gündüz ve gece arasındaki sınır) fotoğraflayarak uzun gölgeler içeren görüntüler topladı ve Europa’nın pürüzsüzlüğünü yalanlayan sırtları ve olukları ortaya çıkardı. Aydınlanma çemberinin yanında ve merkezinsağındaki çukur, hayatta kalan ender bir çarpma krateri olabilir. Europa’nın okyanuslarındaki hareketlerin, diğer dünyaların birçoklarında milyarlarca yıl varlığını sürdürecek kraterleri süratle bozan buzda kaymalara neden olduğu düşünülüyor, yani bu bir krater hayli genç olmalı.

1979’daki Voyager misyonlarına kadar, Europa, keşfinden dört yüzyıl sonra, Jüpiter’in dört büyük uydusunun sadece en küçüğü ve en az ilgi çekeniydi. Voyager 1, Jüpiter’in diğer üç büyük uydusundan ve hatta öncelikli olarak kabul edilmediği için Amalthea’dan çok daha uzak bir uzaklıktan geçti.

Ancak Voyager 2, bir iç okyanus üzerindeki buz kabuğunun sayesinde Europa’nın Güneş Sistemi’ndeki en pürüzsüz obje olduğunu ortaya çıkardı. Bilhassa Mars ve Titan’da umutlar azalırken, bilim kurgu yazarları ve astrobiyologlar, derinlerde ömür umutlarını düşünmeye başladılar.

Galileo’nun 2000 yılındaki yakın geçişten sonra bütçe kısıtlamaları diğer ziyaretleri geciktirdi. Daha sonraki misyonlar, iç okyanusların dış Güneş Sistemi uyduları arasında hayli yaygın olduğunu ve hatta Pluto’da bile bulunabileceğini ortaya çıkardı. Astrobiyologların odak noktası Mars’a ve faal gayzerleri okyanusun bileşimini örnekleme potansiyelini artıran Satürn’ün uydusu Enceladus’a döndü.

Ancak Europa’nın potansiyel olarak çok çok önemli olması sebebiyle Europa Clipper’ın inşası devam ediyor ve NASA bir iniş aracı için umutları incelemeye devam ediyor. Clipper’ın 2024’te fırlatılması planlansa da, 2030 tarihine kadar Jüpiter’e ulaşmak için Mars ve Dünya’dan iki yerçekimi yardımına ihtiyacı olacak.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.