“Kadınlar mı daha zekalıdır, yoksa erkekler mi?” sorusu, uzun yıllardır elbet hem bilim dünyasında hem de ortamlarda tartışılan mevzuların başında gelir. Bu kavram; sosyal zekâ, duygusal zekâ, analitik zekâ çokça çeşitlendirilebilir ve böylelikle her birimize farklı açılardan çeşitli yanıt hakları doğar.

Aslında zekâ kavramı çok boyutludur ve türlü açılardan tartışılmaya müsaittir. Bilhassa bilim insanları, zekânın yanına farklı ölçütler koyar ve bu sorunun yanıtına farklı yollardan ulaşmaya çalışır.
Peki, bilim dünyasının bu soruya vereceği yanıt hangi yönde?
Cinsiyetin genel olarak zekâyı etkileyip etkilemediği konusundaki tartışmalar bir epey fazla olsa da araştırmacıların çeşitli çalışmaları doğrultusunda birtakım sonuçlara ulaşmak mümkün olabilir.
Kanada’da Western Ontario Üniversitesindeki psikolog J. Philippe Rushton, 100 yılı aşkındır psikologlar arasında zekâda cinsiyet farkı olmadığı noktasında fikir birliği olduğunu ifade etse de son araştırmalar, bu tezin gerçekliğinin sorgulanmasına neden oldu.
Bahsi geçen bu çalışmalardan biri, erkeklerin bayanlardan daha büyük beyinlere sahip olduğunu ve beden endeksine göre sınıflandırıldığında iki cinsiyet arasında 100 gramlık bir fark olduğunu ortaya çıkardı.
Psikolog Rushton, yeniden cinsiyet ve beyin büyüklüğü üzerine yaptığı bir öbür çalışmasında dasonuçlara ulaştı.
Cinsiyet ile zekâ ya da beyin büyüklüğü ile zekâ arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmaya devam eden Rushton ve meslektaşı, 17 ve 18 yaşlarındaki 100.000 kişinin Scholastic Yetenek Testi (SAT) puanlarını inceledi.

Bu tahlilin sonucunda her SAT sorusunu, g-faktörü ismi verilen yerleşik bir genel zekâ faktörüne göre değerlendiren Rushton; erkeklerin, bayanları ortalama 3,6 IQ puanı kadar geride bıraktığını keşfetti.
G faktörü de Rushton’a göre şu şekilde çalışır: “Size telefon numaramın son dört sayısını söylersem ve bunları bana tekrarlamanızı istersem, bu düşük g yüklü bir hafıza testi olur. sonrasında sizden bunları karşıt sırayla tekrarlamanızı istersem; bu, apansızın çok daha fazla bilişsel işlem gerektirir.”
Araştırmacı ulaştığı bu sonucun, erkeklerin ortalama olarak bayanlardan daha fazla beyin dokusuna sahip olmasından kaynaklandığından şüphelenmekte.
Öte yandan 2018’de Amerikalılarla bir anket yapıldı ve onlara; erkeklerin mi, yoksa bayanların mı daha zeki olduğu sorusu yöneltildi.
Bu ankete katılan Amerikalıların %86’sı, erkeklerin ve bayanların eşit derecede zeki olduğunu düşünse de bir fark görenlerin %9’u bayanlara üstünlük verirken, erkeklerin daha zeki olduğunu düşünenlerin oranı ise %5’ti.
Aslında benzeyenbölgede 1940’larda yapılan bir kamuoyu araştırmasındaki sonuçlar oldukça farklıydı. Yıllar öncesinde Amerikalıların büyük bir kısmı, erkeklerin daha zeki olduğunu ileri sürmüştü ve yalnızca %36’sı bahis zekâ olduğunda, bayan ve erkeklerin eşit olduğunu söylemişti.
Ancak görünen o ki zaman içinde, fikirler ve bir bakıma ön yargılar değişiklik gösterdi ve toplumun kanıları büyük ölçüde farklılaştı.
Ayrıca Arizona Eyalet Üniversitesinden Kately Cooper da bu sorunun karşılığını alabilmek için yüzlerce öğrenciyle görüşmeler yaptı.
Öğrencilere derslerinin nasıl gittiğini soran ve bir eğilim fark eden Cooper, bayanların kendilerini diğer öğrencilerle kıyasladıklarında aptal olarak nitelendirdiğini gördü. Araştırmacı, aynı sınıfın erkek öğrencilerinin bir adedinden bile kendisi hakkında bu türlü bir yaklaşım duymamıştı.
Buradan çıkan sonuç ise bayanların erkeklere göre, zekâlarını çok daha fazla hafife almaları oldu. Zira Cooper bu sınıf içinde genel not ortalaması 3,3 olan bir kız ve bir erkek öğrenciyi karşılaştırdığında erkek öğrenci, sınıfın %66’sından daha zeki olduğunu söylerken kız öğrenci, bu oranı %54 olarak belirtti.
Özetle; “Kadınlar mı daha zekalıdır, yoksa erkekler mi? sorusunun karşılığı bir epey tartışmalıdır ve bunun üzerine yapılan çalışmalar da çok taraflıdır. Bu sebeple net bir karşılığa ulaşmak pek mümkün değil.
İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz: