enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,2690
EURO
53,5644
ALTIN
6.277,08
BIST
13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C

Korkmamız gerekiyor mu? Bir asteroidin Dünya’daki ömrü yok etme ihtimali ne kadar?

Filmlerde ve haber başlıklarında meteorların, asteroitlerin ya da kuyruklu yıldızların Dünya’ya çarpması ile ilgili çok fazla şey görmüş ve …

Korkmamız gerekiyor mu? Bir asteroidin Dünya’daki ömrü yok etme ihtimali ne kadar?
22.07.2022 15:54
38
A+
A-

Filmlerde ve haber başlıklarında meteorların, asteroitlerin ya da kuyruklu yıldızların Dünya’ya çarpması ile ilgili çok fazla şey görmüş ve duymuş olabilirsiniz. Çoklukla felaket senaryoları benzeri gözükseler de, doğrulukları tartışmalı olabilir. Lakin bu tartışmaya adım atmadan önce ortalarındaki farkları bilmekte yarar var.

NASA’nın tanımlamasına göre Güneş Sistemi içerisindeki meteorlar, asteroitler ve kuyruklu yıldızların tamamı “Güneş’in etrafında yörüngede olan uzay cisimleri” fakat ufak farkları bulunuyor. Asteroitler küçük ve taşlı cisimler olarak bir teleskoptan bakıldığında ufak ışık noktaları olarak görünüyorlar ve çoklukla Mars ile Jüpiter arasındaki jenerasyonda bulunuyorlar. Meteorlar, aslında Dünya’ya yaklaşan ve atmosferimize giren meteoritler. Meteoritler ise küçük bir çakıl boyutundan bir metreye kadar çıkabilen farklı boyutlara sahip, asteroitler ya da kuyruklu yıldızlardan ekseriyetle bir çarpma sonucunda kopan ufak kesimler.

Meteorlar, Dünya’nın atmosferine çok yüksek suratlarla girerek yanmaya başlıyor ve bu sırada bir ışık çizgisi oluşturuyor. Kayan yıldız olarak gördüğümüz şeyler de aslında bu uzay cismi modülleri.

Kuyruklu yıldızlar ise toz ve buzdan oluşan, Güneş’in etrafında yörüngede dönen ve kendilerini takip eden bir kuyruğa sahip büyük cisimler. Bu cisimler milyarlarca yaşında ve Güneş Sisteminin oluşumundan arta kalan modüller olarak tanımlanabilir.

Tabii ki bu cisimlerin arasındaki farkları bilmek çok önemli olsa da, biri Dünya’mıza çarpacak kadar yaklaştığında bir tahlil için vaktimiz olup olmayacağı sorusunu cevaplamak için çok çok önemli olmayabilir. Doğru şartlar altında, bunların her biri bizler için bir oburu kadar ölümcül olabilir.

Ancak buradaki çok önemli nokta, “doğru şartlar altında” kısmı oluyor. Günlük hayatımızda karşılaştığımız sayısız ölümcül tehlike düşünüldüğünde, bu uzay cisimlerinin yarattığı tehlikenin uykularınızı kaçırmaya değmeyeceğini söyleyebiliriz.

Dünya tarihi boyunca pek çok farklı meteorit çarpması kaydedildi ve bunlardan kaynaklı enkaz ve cam kesimleri gibi yan tesirlerden ötürü yaralanmalar yaşandı. Lakin NASA’dan Bill Cooke’un belirttiğine göre tarih boyunca hakikaten çok önemli zarar veren dört büyük meteorit çarpması kaydedildi.

Gordon L. Dillow’un 2019 yılında söylediği gibi, neredeyse daima olarak Dünya’nın atmosferine giren küçük asteroitler bulunuyor lakin bunlar atmosferde süratli bir şekilde yanarak ya da patlayarak zararsız bir şekilde ortadan kayboluyor.

65 milyon yıl önce dinozorların yok oluşuna sebep olduğu iddia edilen bir asteroit büyük bir cismin Dünya’ya çarpma ihtimali ise inanılmaz derecede düşük. Uzaysal manada yakın etrafımızda bulunan tehlikeli boyuttaki binlerce uzay cisminden bize en yakını ve en büyük riski oluşturan asteroit 1950DA’in Dünya’ya çarpma ihtimali 8.000’de bir olarak gözüküyor. Lakin bu çarpma riski bundan 800 yıl sonrasına ait.

Son olarak, Dünya’daki hayatı yok etmeyecek olsa da bilhassa bölgesel ölçekte önemli meseleler ve hasar yaratacak bir asteroidin şu ana kadar fark edilmemiş olması ve izafi olarak geç fark edilmesi ihtimali tabii ki bulunuyor. Neyse ki bu riske karşı da araştırmalar yürütülüyor. NASA uzay ajansları daima olarak yeni meteoritlere karşı tetikte kalkmamızı sağlayan gözlemlerde bulunuyor. Bu müşahedelerin yanı sıra, bilim insanları bir asteroidin yolunu değiştirecek çeşitli teoriler ve deneyler düzenliyor.

Örneğin NASA’nın Double Asteroid Redirection Test (DART) görevi, kinetik bir çarpma ile bir asteroidin hareket istikametini değiştirmeye çalışacak. DART uzay aracı, yalnızca ne olacağını görmek için Dünya için tehlike oluşturmayan bir asteroide şuurlu olarak çarpacak…

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.