enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,2690
EURO
53,5644
ALTIN
6.277,08
BIST
13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Yağmurlu
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C

Piton Mağarası’nda uyuyan tehlike: Bir sonraki salgın oradan mı çıkacak?

Uganda’nın batısındaki Piton Mağarası, Ebola’nın ölümcül akrabası Marburg virüsü için adeta bir kuluçka merkezi görevi görüyor. Bilim insanlarının yerleştirdiği foto kapanlar, yarasalardan leoparlara, hatta meraklı turistlere kadar uzanan tehlikeli bir bulaş zincirini tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.

Piton Mağarası’nda uyuyan tehlike: Bir sonraki salgın oradan mı çıkacak?
25.04.2026 16:40
10
A+
A-

Vahşi doğanın kalbinde, sadece ismiyle bile ürperti uyandıran bir nokta var: Uganda’daki Queen Elizabeth Ulusal Parkı içinde yer alan Piton Mağarası. Ancak bu karanlık dehlizi asıl korkutucu kılan şey, duvarlarında asılı duran yılanlar değil; binlerce Mısır meyve yarasasının bünyesinde barındırdığı Marburg virüsü.

Ebola’nın bu ölümcül akrabası, mağaranın nemli atmosferinde sessizce bir konaktan diğerine geçmek için fırsat kolluyor. Volcanoes Safaris Partnership Trust tarafından yürütülen yeni bir çalışma, bu ekosistemin sanıldığından çok daha karmaşık bir “türler arası geçiş” noktası olduğunu kanıtladı.

Araştırmacılar, mağara girişine yerleştirdikleri foto kapanlarla tam 368 gece boyunca bölgedeki hareketliliği izledi. Ortaya çıkan tablo ise biyolojik güvenlik açısından oldukça endişe verici. Kaydedilen görüntülerde leopar, babun, çeşitli maymun türleri ve dev kartalların da dahil olduğu en az 14 farklı türün mağarayı aktif olarak kullandığı görüldü. Toplamda 300’den fazla vahşi yaşam etkileşimi belgelenirken, virüsün yayılma rotası da netleşmeye başladı.

Mağaranın asıl sakinleri olan yarasalar, Marburg virüsünü taşımalarına rağmen hiçbir hastalık belirtisi göstermiyor. Bu durum onları “mükemmel birer depo” haline getiriyor. Kameralara yansıyan bir leopar, 43 farklı seferde mağaraya girip ağzında avladığı yarasalarla dışarı çıkarken görüldü. Sadece bu büyük kediler de değil; akbabalar ve kartallar da enfekte olmuş yarasaları tüketerek virüsün doğadaki dağılımına bilmeden aracılık ediyor.

İnsan faktörü ve hafızalardaki acı kayıp

Tehlikenin boyutu sadece hayvanlarla sınırlı değil. Ziyaretçilere mağara ağzından en az 30 metre uzak durma kuralı getirilmiş olsa da veriler kuralların hiçe sayıldığını gösteriyor. Kameralar, aralarında turist gruplarının ve okul gezilerinin de bulunduğu 214 kişinin mağaraya tehlikeli şekilde yaklaştığını 22 farklı olayda kaydetti.

Bu ihmallerin bedeli geçmişte çok ağır ödendi. 2008 yılında mağarayı ziyaret eden 40 yaşındaki Hollandalı bir kadın, kaptığı Marburg virüsü nedeniyle karaciğer yetmezliği ve ağır kanamalar sonucunda hayatını kaybetti. Current Biology dergisinde yayımlanan güncel çalışma, bu tarz acı tecrübelerin tekrarlanmaması için yerel rehberlerin eğitilmesini ve koruyucu ekipman kullanımının zorunlu hale getirilmesini öneriyor.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.