enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
12°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C

Rekorlar kitabına giremedi; ama gerçek rekortmen o!

Katarakt, saldırılar ve yaşlılığa rağmen doğayla iç içe geçirdiği 100 yılın üzerindeki hayatıyla tanınan Vatsala isimli fil hayatını kaybetti. Her ne kadar bilinen en uzun ömürlü fil olsa da, resmi kaydı olmadığından rekorlara giremedi.

Rekorlar kitabına giremedi; ama gerçek rekortmen o!
17.07.2025 12:40
4
A+
A-

Hindistan’ın Madhya Pradesh eyaletindeki Panna Kaplan Koruma Alanı, bu ay başında sıra dışı bir veda yaşadı. Asya kıtasının bilinen en yaşlı fili Vatsala, 100 yılı aşkın ömrünün ardından hayatını kaybetti. Filler arasında bu kadar yaşlı bir bireyin varlığı oldukça nadir görülüyor.

Vatsala, yaşamı boyunca çevresindekilerin sevgisini kazanmış, yıllar içinde bölgedeki bakıcıların ve diğer fillerle birlikte büyüyen yavruların gözünde adeta bir rehber figürü haline gelmişti. Koruma alanında uzun yıllardır görev yapan bakıcıları, onun kaybını büyük bir üzüntüyle karşıladı.

Hindistan Orman Hizmetleri’nden Anupam Sharma, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Panna’nın 100 yaşını geçmiş matriarkı Vatsala’ya veda ediyoruz. Onun zarif varlığı, onu tanıyan herkes üzerinde kalıcı bir etki bıraktı” ifadelerini kullandı. Vatsala’nın yıllar içinde yürütülen kurtarma operasyonlarına ve yavru fillerin büyütülmesine katkı sağladığı da paylaşıma eklendi.

Vatsala’nın yaşam öyküsü oldukça dikkat çekici. Kerala’nın ormanlarında doğduğu ve gençlik yıllarında tomruk taşımak için kullanıldığı biliniyor. 1972 yılında, yaklaşık 50 yaşlarındayken Madhya Pradesh’e getirildi ve 1993’te Panna’ya yerleştirildi. Hiç çiftleşmemiş ve zamanla bölgenin sevilen dişi liderlerinden biri olmuştu. Dişsizdi, ama bu durum onun doğal davranışlarını veya sosyal ilişkilerini kısıtlamamıştı.

2020 yılında geçirdiği katarakt nedeniyle görme yetisini yitirmesine rağmen, Panna’daki hayatına sakin yürüyüşlerle devam etti. Sadık bakıcısı Maniram’ın rehberliğinde doğada vakit geçirmeyi sürdürdü. Maniram, yerel bir gazeteye verdiği demeçte, “O, sanki bir büyükanne gibiydi. Yavrularla ilgilenir, onları korur ama erkek fillere her zaman mesafeli dururdu” dedi.

Bu mesafe zaman zaman onu zor durumda da bıraktı. 2003 ve 2008 yıllarında Ram Bahadur adlı bir erkek filin saldırısına uğradı. Özellikle ilk saldırı ağır sonuçlar doğurdu; karın bölgesinde yırtılmalara yol açtı ve dokuz ay süren tedaviyle iyileşebildi.

Vatsala’nın doğumuna dair resmi bir belge bulunmadığı için Guinness Rekorlar Kitabı’na girmesi mümkün olmadı. Zira 20. yüzyılın başlarında doğan filler için doğum kayıtları tutulmuyordu. Belgelenmiş en yaşlı fil unvanı halen 2003 yılında 86 yaşında hayatını kaybeden Tayvan’daki Lin Wang’a ait.

Genel olarak, büyük kara ve deniz canlılarının küçük türlere göre daha uzun yaşadığı biliniyor. Grönland köpekbalığı, kutup balinası, Galápagos kaplumbağası ve insan gibi türler bu örnekler arasında. Ancak bu durum her zaman böyle değil. Bazı küçük türler, örneğin mağara semenderleri veya ev kaplumbağaları, uzun yaşam süreleriyle bu genel eğilime istisna oluşturuyor.

İlginç olan şu ki, büyük canlıların vücutlarında daha fazla hücre bulunması, teorik olarak onları kansere ve hücre bozulmalarına karşı daha savunmasız kılabiliyor. Buna rağmen bu türler, kendi vücutlarını korumak için özel evrimsel mekanizmalar geliştirmiş. Bilim insanları, bu mekanizmaların nasıl çalıştığını daha iyi anlayarak, insan ömrünü uzatmaya yönelik bazı ipuçlarına ulaşmayı umuyor.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.