Beslenme alışkanlıklarımız, ruh sıhhatimizi büyük oranda etkiliyor. Yani ne yiyorsak, psikolojimiz de o yediklerimize göre güzelleşiyor ya da kötüleşiyor. Elbette herhangi bir ruhsal rahatsızlığın tek nedeni tüketilen besinler değil. Fakat tesirleri yok sayılmayacak tipten.

Bu içerikte odaklanmak istediğimiz şey ise limon, mandalina, greyfurt ve portakal gibi narenciyelerin, depresyon riskini azaltması.
Gelin, bu meyvelerin bizi depresyondan nasıl uzaklaştırdığına bakalım.
Araştırmacılar kısa bir zaman önce, sık sık turunçgil tüketmenin depresyon riskini %22 oranında azalttığını keşfediyor.

Aslında bu keşifte bizlere, beslenmenin ruh sıhhatini derinden etkilediğine dair güçlü bir ispat sunuyor. Kısa zaman önce yapılan bu çalışma, Massachusetts General Hastanesi’nde görev yapan doktor Raaj Mehta’nın, Chatpol Samuthpongtorn ile bir araya gelmesiyle başlıyor.
İkili yaklaşık 15 yıl boyunca, 300 erkek ve 32.427 kadının turunçgil tüketimini dikkatle takip ediyor ve kaçının depresyonu deneyimlediğini gözlemliyor. Sonuç ise epey açık. Limon, portakal ve greyfurt gibi turunçgilleri kâfi ölçüde tüketenlerin depresyon oranları, tüketmeyenlere oranla hayli düşük çıkıyor.
Doktor Raaj Mehta, günde bir orta uzunluk portakal yemenin depresyon riskini ortalama %20 azalttığını açık bir şekilde ifade ediyor.

Öyle ki alkol ve sigara tüketimi, idman durumu, beden kitle endeksi gibi diğer hayat stili faktörleri göz önüne alındığında bile, turunçgillerin gözetici tesiri epey güçlü bir şekilde devam ediyor.
Bu noktada araştırmaların bir kısmına elma, muz benzeri turunçgil dışındaki meyveler ve diğer sebzeler de dahil ediliyor ama Mehta, bu besinlerde tüketim ve depresyon riski arasında herhangi bir bağa rastlamıyor.
Peki limon, portakal, mandalina aynıi turunçgiller depresyona karşı nasıl bu kadar tesirli ve yararlı?

Aslında beklenenin bilakis bu meyveler, depresyonu direkt etkilemiyor. Bu noktada işin içine bağırsaklar giriyor. Araştırmacılar, turunçgillerin bağırsaklardaki tesirlerini görebilmek için kimi iştirakçilerin dışkı örneklerini topluyor.
Bu örneklere bakıldığında ise sık sık turunçgil yiyenlerin bağırsaklarındaki faydalı bakterilerin, çok daha yüksek düzeylerde olduğu görülüyor. Bu bakteri de Faecalibacterium prausnitzii isimli bir çeşit. Bu çeşidin, beyin sıhhatini desteklerken iltihaplarla savaştığı hâlihazırda biliniyor.
Üstelik bu bakteri çeşidi depresyona sahip iştirakçilerde, depresyonu olmayanlara kıyasla çok daha düşük çıkıyor. Özetle turunçgil tüketimi, depresyon riskini önemli manada azaltıyor ve bu bağırsaklar aracılığıyla gerçekleşiyor diyebiliriz.