Yeni bir araştırma, su moleküllerinin ilk süpernovalardan sonra ortaya çıktığını ve kozmosun düşünülenden çok daha erken devirlerinde var olduğunu gösteriyor. Pekala ama bu ne manaya geliyor?

Nature Astronomy’de yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, hayat için olmazsa olmaz kabul edilen su, evrenimizin düşünülenden çok daha erken devirlerinde var olmuş olabilir.
Bir araştırma ekibi, ilk defa erken kainattaki suyu modelledi. Araştırmacılar, yaşanabilir gezegenlerin, kozmosun daha genç olduğu vakitlerde oluşmuş olabileceğini söylüyor. Simülasyonlarına göre, su molekülleri ilk süpernovalardan (yıldız patlamaları) sonra ortaya çıkmaya başladı. Süpernovalar, oksijen de dahil olmak üzere ağır elementlerin oluşumu için gerekli. Kimyasal formülü H2O olan sudaki “O”, oksijeni temsil ediyor.
Süpernovalar ve su oluşumu
Ekip, çekirdek çökme süpernovaları ve Pop III süpernovalarını inceledi. Çekirdek çökme süpernovaları, orta ölçüde ağır element üretirken, Pop III süpernovaları büyük ölçüde ağır metal yayar. Her iki olay da kainatta su açısından güçlü gaz kümeleri oluşturur.
Ekibin arXiv üzerinde yayımlanan ön baskı makalesine göre, bu ağır moleküler bulutlar, su açısından varlıklı olmanın yanı sıra ön gezegenimsi disk oluşumu için de uygun adaylardır. Araştırma, cihanın Büyük Patlama’dan yalnızca 100-200 milyon yıl sonra suya sahip olduğunu ve suyun ilk galaksilerin çok önemli bir bileşeni olduğunu gösteriyor.
Başka bir deyişle, ömrün temel yapı taşlarından biri, cihanın çok erken evrelerinde yaygın olarak bulunuyor olabilir.
Erken kozmostan gelen, zayıf ve uzak ışığı algılayabilen araçlar, uzmanların ömrün tarihini ve kainatın evrimini anlamalarına yardımcı olacaktır. James Webb Uzay Teleskobu gözlemevleri bu görev için kritik değere sahip. Bu yeni müşahede araçları, gökbilimcilerin cihanın katmanlarını incelemesine ve ilk galaksilerin oluşumundan kimyasal bileşimlerine kadar zaman çizelgelerini çözmesine yardımcı oluyor.
Henüz Dünya dışında ömür keşfedilmemiş olsa da, buna simülasyonlar bilim insanlarının ömrün nasıl ortaya çıkmış olabileceğine dair anlayışlarını geliştirmelerine yardımcı oluyor.