Yapılan yeni bir araştırma, bölgedeki yaban arısı cinslerinin yüzde 75’ine kadarının önümüzdeki birkaç on yıl içinde çok önemli ölçüde alan kaybı yaşayacağını öngörüyor.

Yaban arılarının Avrupa’daki günleri sayılı olabilir. Bilim insanları, yeni yapılan araştırmalarda, iklim değişikliği insan kaynaklı meseleler nedeniyle önümüzdeki birkaç on yılda bölgedeki yaban arısı tiplerinin dörtte üçünün çok önemli bir nüfus azalması yaşayacağını öngörüyor. Yazarlar, bu kritik tozlaştırıcıların hala muhakkak bölgelere sığınabileceğine dair umut olsa da bunun kesin olmadığını söylüyor.
Yaban arıları (veya Bombus arıları) Bombus cinsine ait böceklerdir ve dünya çapında bilinen 250’den fazla çeşidi bulunur. Diğer arılar gibi, bilhassa de en bol oldukları Kuzey Yarımküre’de, yabani bitkilerin ve ziraî ürünlerin tozlaştırılmasında (polenlenmesinde) çok önemli bir rol oynarlar. Lakin yaban arıları bir bütün olarak Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’da onlarca yıldır büyük bir nüfus sorunu yaşıyor. Bu düşüşün çeşitli sebepleri var, lakin bunlar arasında habitat kaybı, iklim değişikliği ve tehlikeli hastalıkların yayılması öne çıkıyor.
Belçika’daki bilim insanları, Nature mecmuasında yayınlanan yeni çalışmada Avrupa’daki yaban arılarının geleceğini incelemeye çalıştı. Kestirimlerini ortaya koymak için, 1900’lü yıllara kadar Avrupa’nın birçoklarından toplanan ilgili dataları tahlil ettiler. Daha sonra iklimin ve yaban arıları için yaşanabilir arazi kullanımının zaman içinde nasıl değişeceğine ilişkin çeşitli senaryoları açıklamaya çalışan modeller oluşturdular.
Ekip, en mümkün senaryolara göre, şimdi “En Az Telaş Verici” tipler (yakın bir tehditle karşı karşıya olmayan türler) olarak sınıflandırılan birçok Avrupa yaban arısının onlarca yıl içinde azalmaya başlayacağını tahmin etti. Araştırmaya göre, 2000 ila 2014 arasındaki mevcut aralıkla karşılaştırıldığında, bu çeşitlerin %38 ila %76’sının 2061 ila 2080 yılına kadar yaşanabilir topraklarının en az %30’unu kaybedeceği öngörülüyor. Kuzey Kutbu’nda ve yüksek dağlık bölgelerde yaşayan yaban arıları ise çok daha büyük bir sorunla karşılaşıyor. Bu çeşitlerin o vakte kadar topraklarının en az %90’ını kaybetmesi ve bunların yok olma yolunda süratle ilerlemesi bekleniyor.
Araştırmacıların modelledikleri tüm senaryolarda buldukları bir olasılığa göre, bu tiplerin birçoğu İskandinavya’nın kimi kısımlarında kendilerine yaşayacak bölgeler bulabilir ve toparlanabilir. Fakat, arıların hayat ortamlarına yönelik, takımın modelleri tarafından hesaba katılmayan diğer tehlikelerin hala ortaya çıkabilmesi mümkün olduğu için bu geleceğin de garanti olmadığı konusunda uyarıyorlar.
İklim değişikliğinin ve habitat kaybının yaban arısı popülasyonlarını nasıl etkileyeceğini daha iyi anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor olsa da, müelliflere göre genel sonuç açık: Dünyadaki yaban arılarının mukadderatı tam manasıyla bizim elimizde.