enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,2690
EURO
53,5644
ALTIN
6.277,08
BIST
13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C

Balina ve Fil aynıi Büyük Cüsselere Sahip Hayvanlar, Nasıl Oluyor da Küçük Hayvanlara Göre Kansere Daha Az Yakalanıyor?

Çok fazla aşina olmasak da aslında yeryüzünde birçok hayvan, tıpkı insanlar kansere yakalanıyor ve hayatını kaybediyor. Lakin kimileri hariç!

Balina ve Fil aynıi Büyük Cüsselere Sahip Hayvanlar, Nasıl Oluyor da Küçük Hayvanlara Göre Kansere Daha Az Yakalanıyor?
15.09.2024 07:40
12
A+
A-

Şaşırtıcı bir şekilde, balina ve fil aynıi cüsseli hayvanlar diğer hayvanlara göre kansere çok daha az yakalanıyor ve bundan ötürü da mevtle burun buruna gelme ihtimalleri azalıyor.

Peki büyük hayvanlar, kanserle savaşmanın yolunu nasıl biliyor?

Genellikle büyük cüsseli hayvanların kanser riski, farelere ya da insanlara göre çok daha düşüktür.

Oysa büyük gövdeli ve uzun ömürlü canlıların daha fazla beden hücresine sahip olması ve bu hücrelerin daha fazla bölünmesi sebebiyle, kısa ömürlü ve küçük canlılara göre kansere yakalanma riskinin daha fazla olması beklenir.

ama hayat mühletleri ortalama 80 yıl olan filler ve balinalar, bu bakış açısının doğru olmadığını gösterir. Ayrıyeten bu durum, peto paradoksuyla da bağlıdır.

Richard Peto, ortaya attığı paradoksa bir tahlil olarak fillerin, balinaların ve diğer kansere dirençli hayvanların daha büyük, daha uzun ömürlü vücutlara sahip olmaları için belli kanser baskılayıcı sistemler edinmiş olmaları gerektiğini öne sürer.

Peto’ya göre şayet onlar bu düzeneklere sahip olmasaydı, bu büyük ve uzun ömürlü hayvanlar süratli bir şekilde kanserden hayatını yitirirdi.

Bu sebeple de büyük hayvanların, belli bir cins adaptasyon geliştirdiği konusunda ısrarcıydı. Ayrıyeten 2015’te bir ekip, Peto’nun teorisini destekleyen çeşitli deliller buldu. 

Bu araştırmacılar Asya ve Afrika fillerinin genomunu inceledi ve bu fillerin, TP53 ismi verilen tümör baskılayıcı genin 20 kopyasına sahip olduğunu keşfetti.

Başka bir araştırmada da fillerin, Lösemi İnhibitör Faktörü isimli genin 11 ekstra kopyasına daha sahip olduğu anlaşıldı. Bu genin görevi, DNA hasarına cevap olarak hücre mevtini teşvik etmekti.

Bununla ilgili yapılan farklı araştırmalar da bir filin, kansere yakalansa bile nadiren bu sebepten öldüğünü ortaya koydu. Özetle cüsseli canlıların bedenleri, kanserle savaşmak için farklı savunma düzenekleri geliştirmekte.

Kaynaklar: IFL Science, Bilim Genç Tubitak
ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.