enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,2529
EURO
53,5509
ALTIN
6.246,13
BIST
13.743,50
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
21°C
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Salı Az Bulutlu
29°C

İzmir Buca Sarsıntısı Neden 6.0 Şiddetinde Hissedildi?

30 Ekim 2020’de gerçekleşen 7,0 büyüklüğündeki(Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi’ne göre) sarsıntının üzerinden tam iki yıl geçmesine karşın …

İzmir Buca Sarsıntısı Neden 6.0 Şiddetinde Hissedildi?
04.11.2022 17:16
40
A+
A-

30 Ekim 2020’de gerçekleşen 7,0 büyüklüğündeki(Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi’ne göre) sarsıntının üzerinden tam iki yıl geçmesine karşın travmaları hâlâ hissediliyor. Kendisini kuvvetli hissettiren Buca sarsıntısı esnasında çok fazla kişi, bu sarsıntının da tekrar yıkıma neden olabileceği hissine kapıldı.

Buca’da yaşayanlar, sarsıntı anında yerin altından gök gürültüsüne yakın bir ses duydular. Gürültü devam ederken çok şiddetli sarsıntı başladı ve yaklaşık 15 saniyelik sarsıntı esnasında etraftan çığlık sesleri yükseldi. Sarsıntı sonrasında sokağa çıkan insanlar ağlıyordu, birçoğu 2020’deki zelzeleye yakın olduğunu söylüyordu. Hatta evcil hayvanlar da korktu ve saklandıkları yerden uzun süre çıkamadılar.

Peki neydi bu şiddet farkına neden olan şey?

İTÜ Jeoloji Kısmı’ndan Dr. Ömer Kamacı‘ya bu soruyu yönelttik. Kendisizamanda 650.000 takipçili Bilimin Ucunda Instagram sayfasını da yönetiyor. Verdiği bilgiler şu şekilde:

Deprem haberlerinin sunumunda sıklıkla karıştırılan iki kavram var: “büyüklük” ve “şiddet”. Büyüklük, sarsıntının ürettiği sismik dalgaların aletsel olarak ölçülmesiyle elde edilen sonuca denir.

Sismometre ile elde edilen data (grafik çıktı, sismograf) Amerikalı sismolog Charles Francis Richter tarafından 1935 yılında önerilen ölçeğe (Richter ölçeğine) göre hesaplanır ve magnitüd olarak sunulur.

Şiddet ise sarsıntı dalgalarını nerede karşıladığınıza bağlı dinamik bir kavramdır. Şiddet, odak noktasından uzaklığa, yapının oturduğu tabana ve yapı kalitesine göre büyüklüğe eşit olur yahut daha büyük olur. Mesela M5.0 büyüklüğünde bir zelzelesi, odak noktasına yakın, kötü bir yer ve yapı ile 6 şiddetinde hissetmeniz mümkündür. 

Yine de yıkıma neden olabilecek zelzeleler yüzey kırıklarının oluşabileceği M6 ve üzerindeki sarsıntılardır. Bu gibi büyük sarsıntıların yaratacağı şiddet, depremin kendisinden çok daha büyük olup yıkımı artırabilir. 

Bekenen “Büyük İstanbul Depremi” birtakım yerlerde 9,0 şiddetinde hissedilecek.

Beklenen İstanbul zelzelesi için üretilen senaryolarda büyüklüğün M7.0’dan aşağı olmaması beklenmekte (Tahminler M7 ila M7.4 arasında). Sarsıntının, Marmara Denizi içindeki hangi yarar gerçekleşeceği tartışmalı olsa da denizden geleceğini biliyoruz.

Dolayısıyla şiddet için Marmara Denizi’ne kıyısı olan ilçelerin daha büyük bir risk taşıdığı söylenebilir. Avcılar, Bakırköy, Fatih, Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Silivri gibi ilçelerde 8’in üzerinde bir şiddette hissedilebileceği düşünülmektedir.

Odağa yakınlık dışında yer ve yapı kalitesini de eklersek bilhassa dolgu yerlerin üzerine inşa edilmiş eski yapıların, M7 üzerindeki bir depremde şiddeti 9,0’a kadar ulaştırabileceği söylenebilir. Münasebetiyle, büyüklük zelzelenin çabucak sonrasında, şiddet ise zelzeleden sonraki yıkımla ortaya konmaktadır.

Depremin denizden ya da karadan gelmesi şiddeti çok değiştirmez.

Çünkü Türkiye’deki denizler birer iç denizdir ve tabanları kara iledir. Eğer okyanusa kıyımız olsaydı ve sarsıntılar okyanusta olsaydı işte o zaman kara yahut suda gerçekleşen zelzeleler arasındaki fark besbelli derecede fazla olurdu. Aralık, yer ve yapı kalitesi, sarsıntının iç denizde yahut karada olması arasındaki farktan çok daha tesirlidir.

İzmir’in sarsıntı riski şimdi bitmedi. 352 yıldır kırılmayan fay üzerinde duran kenti her an daha büyük bir sarsıntı vurabilir.

2020 zelzelesinin 1. yıldönümünde size bu fayı hatırlatmıştık. İzmir Körfezi güney kıyı boyunca Bornova, Göztepe, varyantta karadan geçen ve şimdi kırılmayan büyük fay, Göztepe’nin biraz batısında denize giriyor. Kırılması durumunda 7,0 büyüklüğünde bir zelzele yaratabilir ve kentin ova bölgesindeki yapıların %70’i yerle bir olur.

Gerek vatandaşlar gerek yetkililer zelzele gerçeğini unutmayarak tedbirlerini almalılar.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.